ARCANTHERA kitap kapağı

2. bölüm / 2

ARCANTHERA

2. Bölüm — Gündüzün Sessizliği

Vaveyla Yazarı: Eda Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 2. Bölüm — Gündüzün Sessizliği

Gece sessizdi. Hava serin, rüzgâr hafifti. O evin kapısının önünde kimse olmaması gerekiyordu. Ama o gece… bir sepet vardı.Sepetin içinden bir bebek ağlıyordu.
Daniel, kapıya doğru temkinli adımlarla ilerledi. Yeni evliydi. Henüz çocuk sahibi olamamışlardı ve bu ev, yeni bir başlangıç umuduydu onlar için.Ama o gece… bir başlangıçtan çok daha fazlası gelecekti kapılarına.
Sepetin üzeri sade bir örtüyle örtülmüştü. İçeride, yumuşak bir battaniyeye sarılmış minicik bir bebek — Luna — titrek nefeslerle ağlıyordu.Yanında bir mektup vardı. Zarfın rengi açık maviydi; köşeleri buruşturulmuş, sanki aceleyle yazılıp bırakılmıştı.
Daniel zarfı açtı. Clara yanında, ellerini ağzına kapatmış, şaşkınlıkla bakıyordu.Mektup kısa ama titreyen bir el yazısıyla yazılmıştı:

“Eğer bunu okuyorsanız… onu buldunuz demektir.
Onu koruyun. Ona iyi bakın. Kim olduğunu bilmesi için doğru zaman gelinceye kadar susun.
Benim yolum, onun yanında olamayacak kadar tehlikeli bir yöne dönüyor.
Beni affet, küçük kızım… Seni seviyorum.”

İmza yoktu. Sadece mektubun altına, dalga desenine benzeyen basit bir su halkası sembolü çizilmişti O an Clara ağladı. Daniel sustu. Ve karar çoktan verilmişti. O gece Luna, farkında olmadan o evin kapısından kaderine adım atmıştı.O an hiç kimse — ne Clara, ne Daniel, ne de bırakan annesi — bu sessiz gecenin yankılarının yıllar sonra tüm dünyayı değiştireceğini bilmiyordu.

🌑

Sabahın ilk ışıkları perdelerin arasından süzülürken Luna, hâlâ yatağında doğrulmuş hâlde oturuyordu.
Rüya… o tuhaf, boğucu, aynı zamanda tanıdık gelen rüya zihninden bir türlü silinmiyordu.Mor sis, rünler, o gözler… Ne kadar derin nefes alırsa alsın, sanki boğazında görünmez bir düğüm asılı kalıyordu.

Yatağının kenarındaki komodinde duran saate baktı. 07:36.Üniversiteye geç kalmak üzereydi. Derin bir nefes alıp kendini toparlamaya çalıştı.
“Gerçek dünyaya dönme vakti,” diye mırıldandı. Ama sesi, odanın sessizliğinde bile yorgun ve dalgındı.

Yavaşça kalktı. Odanın duvarları sade ama biraz soğuktu — tıpkı bu evdeki havası gibi. Kahverengi dolabın aynasında kendisine baktı. Yeşil gözlerinin altındaki koyu halkalar dikkat çekiciydi; rüya yine uyutmamıştı onu. Saçlarını hızlıca taradı, parlak koyu kahverengi teller omuzlarına döküldü. Kısa bir an, aynada kendi yansımasına baktı. Sanki o yansımanın ardında başka biri varmış gibiydi. Başka bir “ben”. Kaşlarını çatıp aynadan uzaklaştı. “Saçmalama Luna,” diye mırıldandı. Aşağıdan kahvaltı sesleri geliyordu. Merdivenlerden inerken, burnuna kızarmış ekmek kokusu geldi ama bu koku bile içini ısıtmıyordu. Mutfakta üvey annesi Clara, her zamanki gibi kusursuz bir sabah sofrası hazırlamıştı. Masada Luna’nın üvey babası Daniel gazeteyi açmış, kardeşi gibi gördükleri ama Luna’nın hiç öyle hissetmediği Emily de telefona gömülmüştü.
“Sonunda uyanabildin demek,” dedi Clara, yüzünde yapmacık bir gülümsemeyle. “Derslerine geç kalmak istemezsin sanırım.”Luna cevap vermedi, sadece başını hafifçe salladı. Sessizlik onun savunma duvarıydı. Çünkü ne söylese, bir şekilde yanlış anlaşılırdı. Daniel gazeteden başını kaldırmadan, “Emily seni beklemeyecek bugün. Otobüse yetiş,” dedi.Luna “Zaten beklemesini istemem” diye içinden geçirdi ama ağzından tek kelime çıkmadı.
Kahvaltı masasında hep aynı şey olurdu: konuşmalar onların dünyasında döner, Luna arada kaybolurdu. Clara ve Daniel iyi insanlardı belki ama onu hiçbir zaman gerçekten “kendi çocukları” gibi görmemişlerdi. Ve Luna, bunu çocukluğundan beri sessizce kabul etmişti. Kendi hayatında görünmez bir figür gibi yaşamayı öğrenmişti.
Tostundan küçük bir lokma aldı ama boğazına dizildi. Rüyanın yankısı hâlâ içindeydi. Mor ışık. Semboller. O gözler. Bir an için elini kolyesine götürdü. Taş hâlâ sıcaktı. Bu sabah bu ayrıntıyı ilk kez fark etti. Birden ürperdi. “Sakın,” diye fısıldadı kendi kendine, neredeyse duyamayacağı bir sesle. “Gerçek değildi.”Otobüs durağına yürürken kulaklığını taktı ama müzik bile zihnindeki uğultuyu bastıramıyordu. Yollar kalabalıktı; insanlar işe, okula yetişmek için telaş içindeydi. Luna kalabalığın içinde yürürken bile sanki başka bir dünyanın parçasıymış gibi hissediyordu. Onların koşturması, gürültüsü, telaşı… hepsi ona çok uzak görünüyordu. O, hep biraz uzaktaydı zaten. Kendi sessizliğinde yürümeyi seviyordu.
Otobüs camından dışarı bakarken gözleri dalıp gitti. Gökyüzüne baktı. Gündüz olmasına rağmen bir anlık mor bir titreşim gördüğünü sandı. Hızla gözlerini kapattı.“Yeter,” diye mırıldandı. “Gerçek değildi.” Üniversiteye vardığında kampüs her zamanki gibi kalabalıktı. Gruplar hâlinde dolaşan öğrenciler, kahve kupalarıyla gülüşerek konuşan arkadaşlar, kulüp afişleri… Luna kalabalığın arasında sessizce yürüdü. Ne kalabalığın bir parçasıydı ne de tamamen dışında.Kendi küçük dünyasında ilerliyordu.
Bazı insanlar onun soğuk biri olduğunu düşünüyordu. Bazıları gizemli buluyordu. Ama gerçekte Luna, ne tam olarak duygusuzdu ne de gizemli olmaya çalışıyordu. Sadece… içindekileri kimseye anlatamıyordu. Kendini açtığında insanların nasıl baktığını, nasıl anlamadığını iyi biliyordu. Bu yüzden duygularını içine saklamayı öğrenmişti. Sessizlik onun en sadık sığınağıydı.
Bir sınıf arkadaşı yanından geçerken “Hey Luna!” dedi. Luna hafifçe gülümsedi, başını eğdi ama durmadı. Kendini zorlamadan doğal bir uzaklıkla yaşamayı seçmişti. Ama içinde, derinlerde bir yerde… rüyanın bıraktığı yankılar hâlâ konuşuyordu. Derste tahtada anlatılanlar Luna’nın kulağına boğuk sesler gibi geliyordu. Zihni hâlâ o mor sisin içinde dolaşıyordu.

“Kapılar açıldığında, yankılar uyanacak…”

Bir anda içini bir ürperti kapladı. Ellerini masanın altına koydu, kolyesine dokundu.
Mor taş… yine sıcaktı. Artık emin gibiydi: bu tesadüf değildi.
Luna, hayatının sıradan bir günü olduğunu sandığı bu sabahın… aslında kaderinin ilk kıvrımı olduğunu henüz bilmiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 2beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18