6. bölüm · ~Aramizdaki Kalabalik~
Bölüm-6
Deniz Soysal
Aynı anda iki cevap geldi.
-Evet.
-Hayır.
Ezgi Sıla’ya baktı.
-Evet mi?
Aynı anda Teoman’a baktım.
-Hayır mı?
-Ya ne oluyor?
dedi Leyla.
Sıla söze girdi.
-Teoman benim sevgilim.
Uzunca bir sessizlikten sonra Teoman kaşlarını çattı.
-Kızım sen iyi misin?Bir doktora falan görün!Biz senle ayrılalı iki yıl oldu!
Kabullen artık.
Nedense içimde anlamadığım bir duygu ortaya çıktı.
Afallamıştım.
Yutkunup ayağa kalktım.
-Ben bir tuvalete gideyim.
Tuvalete girdiğimde kendimi çok kötü hissettim.
Ben arkadaşımın sevgilisini mi eklemiştim listeme?
Bu nasıl bir şerefsizliktir.
Böyle anlarda kendimde nefret ettiğim bir huyum var.Kollarıma tırnaklarımı geçirmek.
-Nasıl ya?
-Ama benim bundan haberim yoktu ki.
-Allahım nasıl bir insanım ben?
İçeri Leyla girdi.
-Ne oldu neyin var senin?
Deniz!
Leyla’yı görünce hemen toparlandım.
-Kollarının hali ne?Sen niye-
Yüzüme bakınca duraksadı.
-Sen onun için mi bu haldesin?Aşkm saçmalama.Senlik bir şey değil biz nereden bilelim Sıla’nın sevgilisini?Söyledi mi sanki bize?Gel buraya.
Leyla’yla küçük bir sarılma anı geçirdik.
~~Flashback~~
-Baba anneme bağırma annemin bir suçu yok.
-Sen kes sesini!Git odana!
-Baba..
-Deniz dedim!
Babamla annem ayrılmadan önceki babamla son konuşmamızı hatırladım.
Ayrılma nedenleriydim.
-Sınıfa geçelim.Ezgi de merak etti seni.Birazdan zil çalar zaten.
Sınıfa girdiğimizde,Sıla’nın delici bakışları üzerimdeydi.
Teoman beni görünce yana kaydı.
Yapma Deniz,yapma.
Ezgi’nin yanına geçtim.
-Ne oldu kızım?Dökül hadi!
Ezgi’ye burukça gülümsedim.
-Bir şey olduğu yok.Boşver sıradan bir okul günü.
-Boşverleme Deniz!Çıkışta anlatacaksın.
Kafamla onaylayıp kitabın kapağını açtım.
Ders başladığından beri kitabın kenarlarına resim çiziyordum.
-Deniz!Kızım ne yapıyorsun sen?
Kitabı alıp incelemeye başladı.
-Özür dilerim hocam,kitabımı alabilir miyim?
Hocanın gözleri şaşkınlıkla açıldı.
-Belki de aşk,sahilde bir gece,habersizce aynı yıldızı izlemekti…
Hoca yazdığım sözü okuyunca kızardım.
-Güzel!Sınıfımızda bir şair olduğunu bilmiyordum.Ama bir daha benim dersimde uğraşma lütfen!
-Kusura bakmayın.
Kitabı alıp yerimde iyice küçüldüm.
Ezgi güldü.
-Yıldız ha?Kız seni yerim!
Gülümsedim.
Çıkışta Ali Hocanın çağırmasıyla edebiyat kulübüne gittim.
-Beni çağışmıssınız hocam.
Arkamdan kapı açıldı.
-Heh.Hoşgeldin Ege.
Arkamı dönüp baktım.
-Ege?
-Deniz?
Lise aşkım.
Ege.
-Ne işin var burada?
-Yeni okulum.
Hocaya döndük.
-Sizden bir şiir yazmanızı istiyoruz.Konu Aşk.
Tekrar kızardım.
Ege,Ben,aşk.
Delireceğim.
Kafa sallayıp sınıftan çıktım.
Ege’de peşimden geldi.
-Naber ya?Üç yıl oldu?
Yalandan güldüm.
-Evet ne garip?Aynı okula düşmek.
Gülüp kapıya doğru yürümeye başladık.
-Teoman da bu okul-
Telefonum çaldı.
Baktım.
Teyzem.Allahına kurban!
-Ee ben gitmeliyim teyzem arıyor.
-Görüşürüz.
Okuldan çıkıp eve doğru yürümeye başladım.
-Efendim teyze?
-Akşama Yeliz’in nişanı varmış.
-Yeliz kim ya?
-Ya şu hani dört sene önce bizim apartmandan taşınan var ya?
Dört sene mi?
-Ha şey ya,beni arada okula bırakan abla.
-Evet o.
-Ee
-Kendine bir şey bak gelirken,ben sana harçlık yolluyorum.
-Var benim param.
-Gönderdim bile!Hadi geçikme!
-Tey-
Telefonu suratıma kapattı.
-Tövbe,tövbe.Ya sabır!
Çarşıya çıkıp bir mağazaya girdim. İlk girdiğim anda çiçekli mavi bir elbise gördüm.
Gözüme güzel geldi.
Askıdan alıp kabine gittim.
Elbise cidden güzeldi.Hem rahat hem de nişan için idealdi.
Çıkarıp kasaya gittim.
-Ne kadar?
-830
830 mu çüş! Beş kahve içerim ben ona.
-Temassız olcaktı.
Ödemeyi yapıp söylene söylene eve vardım.
-Ya şimdiki kıyafetler de öyle bir pahalı ki-
Teyzemden ses gelmeyince kapısını tıklatıp içeri girdim.
-Teyze-
Full ses müzikle hazırlanıyordu.
Üzerine siyah uzun ve yırtmaçlı bir elbise giymiş,saçlarına maşa yapmış takı takıyordu.
-Ooo
Cikvelendi.
-Güzel olmuş muyum?
-Döktürmüşsün!
Yanağına bir buse kondurup hazırlanmak için odama geçtim.
Elbiseyi giyip bolca gümüş takı taktım.Altıma da kahverengi çizmelerimi giydim.
Saçlarımı açık bırakıp,üzerime deri ceketimi aldım.Makyaj yapmaya gerek duymadım çünkü bugün cidim ciltliyordu.
-Hazırım!
-Çıkalım hadi.
Evden çıkıp teyzemin mavişine bindik.
(araba)
-Nişan neredeymiş sahil kenarında.
-Sahil kenarı mı?Bu çok saçma!
-Hayır bence güzel.
-Neden?
-Çünkü çocukla sahilde tanışmışlar.
-Ee kahveyi falan nasıl yapacaklar?
Teyzem gülüp kafama vurdu.
-Salak kızım!Sahilde bir organizasyon varmış oranın da kendince mutfağı var.
-Anladım…
Vardığımızda her yerde kasımpatı vardı.Cidden hoş duruyordu.
-Ben Yeliz’in yanına gidiyorum Deniz’m.
-Ben gelmeyeyim ya biraz yürüyüş yapacağım.
-Peki.
Yürümeye başladım.
Akşam vakti sahilde yürümek çok safe hissettiriyordu.
Bir banka oturup kulaklığı taktım.
Çantamı yana koyacakken bir not gördüm.
"Belki de aşk tam olarak ,sahilde bir gece,habersizce aynı yıldızı izlemek değildi.
Aynı yıldızın altında aynı dilekte buluşmaktı…"
Notu okuyunca ayağa kalkıp etrafa baktım.
Üç bank ileride onu gördüm.
Teoman.
Denize bakıp gülümsüyordu.
İstemsizce yüzümde buruk bir tebessüm oldu.
Tam bu sırada bana baktı.
Mümkünse beni bu anla bu halimle buraya gömün!
Bana bakınca tebessüm etmeyi bırakıp tekrar yerime oturdum.
Bir kaç dakika sonra yanıma gelip oturdu.
-Ne işin var senin burada?Yine aklınca bana oyun mu oynuyorsun?
Sustu.
-Bu ne ya böyle bir haller bir edalar,notlar falan ne oluyoruz.
Derin bir nefes alıp beni süzdü.
-Hayırdır?Kiminle nişanlanıyorsun?
Alayla güldüm.
-Ege’yle
Kaşının teki kalktı.
-Ne güzel!Çocuğunuzun adını Teoman koyarsınız artık.
Bu ne ya böyle.Tüm ciddiyetimi toparlayıp sordum.
-Niyeymiş o?
Yüzünü yüzüme yaklaştırıp güldü.
-Seninle bir geçmişimiz var çünkü Deniz Kızı…
(Üstteki fotoğraf Deniz’in yazdığı yazının fotoğrafı ballarım
