ARAF kitap kapağı

1. bölüm / 1

ARAF

BEN NEDEN BU HAYATTAYIM ?

Yazar: Ruhe

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: BEN NEDEN BU HAYATTAYIM ?
  1. 1 BEN NEDEN BU HAYATTAYIM ?1.681 kelime · Okuduğun bölüm

SELAAAMMLAAARRRR
Ruhe beeeennnn.
Bu benim ilk hikayem ve çok heyecanlıyım çünkü bisi bilmiyorum umarım seversinizzz ve beraber bi dolu yollar yürürüz.
Tam bisi bilmesemde elimden geldiğince yazdim umarım hoşunuza gider hep beraber yürürüz bu yolda

Bu kitap tüm kendini kaybetmiş , yolunu bulamayıp ' Ben niye bu hayattayım' Diye düşünenlere gelsin...

Bölüm şarkısı
Mor ve ötesi : Araf
Dolu kadehi ters tut : Yalan

☆☆☆

Her yaraya dikiş atılmaz ama şunuda bilmek gerekilir ki her yarada yara bandı ile kaybolmaz.

'Acı varoluşumuzun çıplak gerçeğidir' der Jean Paul sartre. Acı bazen ruhun üzerini örten yaraydı. Ruhun üzerindeki yara bandı acıydı. Ruhtan söküp atmak istesen Ruh kanardı yarası açılır ve kanardı. Diğer yandan ruhun üstünde durmaya devam ettikçe yıpratırdı. Peki o acıyı ne yapmalıydı?
Kanamasına izin mi vermeli yoksa yıpratmasına mı acaba?

Yorulmuştum. Ruhun üstünde yatan acı sadece hayatımı zorlaştırıyordu. Ama eğer o yara bandını atarsam daha kötü olacağına inandım hep. Ama acı bi yerden sonra kendini yalnızlığa mahkum etti. Sadece ben kaldım. Kendimle baş başa ben.

Yanlızlık...
Başta iyi geliyor insana. Kendini dinliyorsun sanıyorsun ama sonra fark ediyosun ki, sen yanlız değil kimsesiz kalmışsın.

Bende öyleydim başta kafamı dinlerim sanmıştım fakat sonradan kendimi bulamaz oldum kendi benliğimden uzaklaştım. Acıma ilaç aradım ama asla bulamadım. Napıcaktım nasıl bağlanıcaktım.

Gerçi dışarıdan şımarık kendini bilmez hadsiz göründüğüme emindim sadece hemen yargılamaya ne gerek vardı ki. Herke aynı olmak zorunda diye bi kural mı vardı. Ama bu şirket topluluğu hep öyle olduğu için. İnsanlar da haklılar ama birazda beni anlasalar. Empati aslında burda devreye giriyo. Bi insan bazen yapmak istemediği bir şeye zorlana biliyor. Peki sen onu anlaya biliyor musun? Eğer anlıyorsan tebrikler. Diğer türlü geçmiş olsun empati duygun falan yalan.

"İzel hanım babanız çağırıyor efendim çalışma odasında sizi bekliyor" diyen Aslıhan ile kendime geldim. Ne güzel biraz birşeyler çalacak vakit bulmuştum oda yok olmak zorunda mıydı? Aslında emindim bu akşamki yemek ve derslerimdi söz konusu ama.
Neyse işte. Aşağı indiğimde babamın odasına yöneldim. Kapıyı iki kere tıklatıp içeri girdim. "Efendim babacım ?" Dediğimde babam bana döndü. "Kızım unutmadın dimi yemeği bak şirketimiz için önemli bi yatırım olucak. Ayrıca derslerini çalışıyorsun umarım üniversite sınavına çok az kaldı yani özel okulda gideceksin diye salma kendini lütfen
Son denemede matamatik netlerin düşmüş özel ders saatini artırmak gerekiyorsa söylemen yeterli. Yada şöyle yap bi saat gitar kursunu iptal edelim sonra müsait olunca hallederiz. Yada şunuda ya- "
Devam ederken araya girdim.
"Baba ! Hayır istemiyorum öyle bişi kafam dağınıktı sadece. Lütfen gitarımı da alma." Dedim çünkü gitar giderse napardım bilmiyordum zaten kendine vakit bulamayan ben artık yorulmak tan daha çok yok olurdum. Kafa dağıtacak alanım yoktu. Kendimi bulduğum tek yerden vaz geçemezdim. Yapamazdım.
"Kızım ben sana yapma demiyorum ki yap hobi olarak yine yap ama üniversiten bi bitsin öyle yap yani sınav zamanı çok mu gerekliydi. Hem bütün magazin seni takip edecek çiçek kokulum çok üzülür düşük olursa." Çiçek kokulum... çiçek kokulum dediği üvey annemdi yani Çiçek hanımdı. Hayır anne ve babam ayrı değildi sadece ben annemi çok küçükken kaybetmiş bi kız çocuğuydum. Dediklerine göre ben çok küçükken annem kaza sonucu vefat etmişti. Ben bilmiyodum çünkü hatırlamıyordum bile. Keşke hatırlasaydım ama olmuyordu.
"Tamam babacım daha çok odaklanırım merak etme. Şimdi izninle hazırlanmam lazım. "Diyerek kapıya yöneldim. Tam çıkıcakken "Tamam güzel kızım. Seviyorum seni sadece ailemizin onuru ol istiyorum unutma bunu " dedi. Arkamı dönmeden odayı terk ettim.

☆☆☆

Tam bir buçuk saattir elbise arıyordum aslında elimde olsa deri takımımı giderdim ama giydiğime bile karışan bi cici annem vardı.
En sonunda Madonna yaka üste yapışan kısa elbisemde karar verdim.
Rahat olmasada hoşuma gidiyordu.
Hafif bi makyaj yapmak için masama oturmuştum ki telefonum çaldı. Elime aldığımda Rüyanın aradığını gördüm. Daha fazla beklemeden açtım.
"Efendim?"
"Aşkım nabersin"
"İyidir Rüyam senden"
"İyi bende de şey diyecektimde. Gece kızlarla kafa dağıtacaktık biraz da. Eğer gelebilirsen gelsene sende. "
Rüya uzun zamandır arkadaşımdı. Lise yıllarında bi arkadaş gurubumuz vardı tabiki ayrılan eklenen olmuştu ama sonuçta hala beraberdik önemli olan buydu. Guruptan kalan ben Rüya Luna Ada Nur ve Dila kalmıştık. Böyle gayette mutluyduk bence.
"Rüyam yemek var ama eğer erken kaçabilirsem gelmek isterim ama söz veremiyorum"
"Tamam kuşum ya sorun değil öyle sende sıkılma diye söyledim zaten laflarız falan gelebilirsen mutlaka gel özlettin kendini. "
" Tamamdır şimdi kapatmam lazım yoksa geç kalıcam çok öptüm sizi."
"Bizde senii."
Telefonumu kapatıp şarja taktım kısa bi sürede ufak bi makyaj yapıp çantamı alıp odadan çıktım. Saat tam sekizdi yemek sekiz bucuktaydı ve şu an çıkmamız gerekiyordu. Aşşağı indiğimde herkesin arabada olduğunu gördüm. Babam Çiçek ve Sara. Sara Çiçek hanımın önceki evliliğinden olan çocuğuydu. İkimizde birbirimizden pek haz etmezdik aynı annesi ile olduğu gibi oda bana düşmandı resmen. Ve tek yaptığım tek şey kendi evimde yaşamaktı.
Eğer burda bile rahat olamıyıcaksam ben nerde yaşıyıcaktım? Ama onlara göre fazla rahattım işte.
Arabaya biner binmez kulaklıklarımı takıp rastgele bir şarkı açtım ama denk gelen şarkı en sevdiğim şarkılardandı..
'Kalbin işine bak
Yüzüne bakamaz
Ağlar durur sen uyurken
Yanlız olamayan böyle mi yapar dersen
Anlarım
Aşkın işine bak en güzeline
Hem var hem yok mu bile bile
Adalet yoksa canımı yakar bu sessizlik
Yerimi bilmem
Bilmem ne taraftayım
Sesimi duymam
Ne zamandır araftayım...'
" Kızım kalk geldik." Diyen babamı duymasam sanırım uyuyabilirdim bu şarkı ile içimi rahatlatıyor du. Yavaş adımlarla araçtan indim. İçeri girmek istemeye istemeye girdim. Kapıda bi ton magazin bizi bekliyordu. Çiçek ve Sara poz vermeye başlamıştı ama gözüme patlayan flaşlardan ben pek hoşnut değildim.
Bu gün nasıl geçecekti acaba.
☆☆☆
Sıkıcı devam eden bi günüm vardı şimdilik. Şimdilik diyorum çünkü ne zaman ne çıkacağı ne belli Olur ki ?
Kadehimdeki şarabı yudumlarken karşıdan gelen süliete gözüm takıldı.
Her şey normaldi aslında ama
Ama şey
Gözleri biraz fazla mı koyuydu sanki?
Sanki gece siyahını andırıyordu soğuk ama bi o kadarda sıcak
Karanlık ama aydınlık
Araftı resmen o gözler.
"Merhaba geç kaldım kusura bakmayın. Savaş ben Savaş Eser. Yeni Ortağınız Akgün beyin oğlu." Babam ayağı kalkıp el sıkıştı. Çiçek ve Sara da ayağı kalkıp babamı tekrar ettiler ama ben kafa selamı ile yetindim. Lüzumsuz samimiyete gerek yoktu.
"Merhaba delikanlı. Sadet ben yeni ortağınız memnun oldum. Bu eşim çiçek" diyerek üvey annemi gösterdi.
" bunlarda kızlarım Sara ve izel. " diye bizide tanıttı. Sonra herkes yemeğe başladı.

☆☆☆
Herkes yemeği bitirmiş bol bol iş konuşulmuştu. Kızlardan bi dolu bildirim vardı ama bu gün bende gitmek istiyordum. Kafa dağıtmaya ihtiyacım vardı. Tam lafa gireceğim sırada Savaş konuşmaya başladı " Müsaadenizle sınava çalışıyorum erken kalkmam lazım saygısızlık olmazsa izninizi isteyeceğim." Dedi tam ben lafa gireceğim sırada babam lafa girip "tabi oğlum ne demek hatta sana zahmet izeli de eve bırakır mısın? Oda sınava girecek te çalışma yapması lazım. Sahi senin sınav için geç değil mi? Tabii söylemek zorunda değilsin ama-" lafını devam ettiremeden Savaş lafa girdi " Evet geç Efendim 3 sene psikolojik tedavi dolayısıyla sınava giremedim. Ve evet izel hanımı eve bırakırım. " dedi ve ayaklandı. O bırakamazdı ama dışarıda ayrılan bilirdik bence sorun olmazdı. Şu an planı bozmaya gerek yoktu saat 10 anca olmuştu ama babamlar gece 2 3 gibi anca gelirdi.
"Tamam o zaman babacım görüşürüz" diyerek ayaklanıp çıkışa doğru yürüdüm.
Savaşın arkamdaki adımlarını hissediyordum.
Dışarı çıkınca savaşa dönüp " ben kendim giderim teşekkür ederim iyi akşamlar." Diyerek tam gidecekken bileğimden tuttu "Maalesef sana çok meraklı olmasamda. Ve gitmeni istesemde ben bırakmak zorundayım. Babam öğrenirse beni gebertir ve sana güvenmiyorum." Dedi. Dürüst olma kararı alıp" Eve değil arkadaşlarımla bara gideceğim ve oraya kadar beni götürmene ihtiyacım yok" dedim. Ama beni dinleyen kim ki." O zaman oraya da ben bırakırım küçük hanım "dedi ve Kolumdan sürüklemeye başladı küçük hanım mı demişti o? " küçük hanım senin babandır at hoşafı" diyip kolumu çektim ama nafile. Bana dönüp"Bak cimcime Ben de seni oraya buraya götürüp hizmetçiliğini yapmaktan hoşlanmıyorum Ama Emir büyük yerden geldi Şimdi sen de iyi bir kız ol ve benim sözlerimi dinle günün sonunda ikimiz de mutlu ayrılalım" dedi ve ekledi "At hoşafı mı? Daha yaratıcı küfürler bulmaz mıydın? Dene bence o parıltı var sende görüyorum" diyerek dalga geçti." Yeter be zevzeklik yapma" diyerek çıkıştım en sonunda "Götürüyorsan götür yoksa kendim giderim" dedim. Sırıtarak" Tamam kızma küçük enişte "dedi ve karşıdaki arabaları doğru yürümeye başladı. Ben arabayı doğru yürümesinin Beklerken karşıdaki motora doğru yürüdüğünü gördüm "Hey arabayla gitmeyecek miyiz" dedim. Ama beni dinlemedi bile üstüne üstlük çok bilmiş gibi "Motoruma binen ilk kız olacaksın çok şanslı olman Gerçi ben şansa da inanmam Orası ayrı mesele" dedi ve ekledi" Nereye gittiğimizi söyleyecek misin artık?" Doğru ya ben buranın nereye gideceğimi söylememiştim ki." Esen Bar'a gidiyoruz "dedim. Anında bana döndü yüz ifadesi çok değişmişti" orası olmaz başka bir yere gidemez misiniz" dedi ne saçmalıyordu bu Hangi abim miydi babam mıydı ona ne işte tipik mal erkek "Ya sana ne sen götürsene hani yere götürecektin" dedim. " Tamam sen istedin Hadi gidelim o zaman istersen tutun Biraz hızlı" dedi." Motordan korkacak halim yok" dedim." Sen bilirsin" diyerek gazladı ama ne gazladı gazlaması ile beraber sırtına pişman bir oldu "Az yavaş sürsene be" dedim. "Sana tutun demiştim." Dedi. Sonraki yola zorunlu olarak ona tutunarak devam ettim.
☆☆☆
Barın önüne geldiğimizde İlk defa bu kadar görkemli bi bar görüyordum.
Ömrü hayatım boyunca Bir dolu bara gitmiştim ama bu barı ilk defa görüyordum. Motordan inmemle beraber motoru kenarı çekip savaşta motordan indi "Sen Neden durdun gitsene artık"dedim ama bayık bi bakış atıp "kimin Barından kimi kovuyorsun sen ya " dedi. Ne yani bu bar onların mıydı? " Sen sormadan ben söyleyeyim Bu Bar Babamın değil benim üstüme kayıtlı yani babamın haberi olmayan bir mekan kendi özel hayatında kullandığım bir yer" dedi. Şaşırmıştım Çünkü böyle bir şey beklemiyordum. bu çocuk hani ders çalışmak için çıkmıştı o yemekten demek yalan söyleyen sadece ben değildim. Bu iyiydi En azından beni tehdit edemezdi. Ona dönüp "Neyse Buradan sonra ayrılalım Hadi iyi geceler" dedim. Tam gidecekken içeriden 2 tane çocuk çıkıp "savaş Ares gelmiş. O burda." Dedi. "Siktir siktir siktir nasıl bulmuş o aptal yerimizi." Bana dönüp "Acil gitmemiz lazım bana güvenmek zorundasın yoksa senin için daha kötü olur dedi ve tekrar motora atladık. Ares kimdi? Noluyodu ? Ve en önemlisi ben bu olayda ne arıyodum ?

..................................................................
EVEEETTTTT ILK BOLUUUMM BITTUIIII
COK HEYCANLIUIM
UMARIM SEVERSINIZZZ 🥲🥲🥲
Ve ve ve sizce izelin bu olaylar la ne alakası vaaarrr??
ÇOOOOOKK OPTUM ❤️🩹

insta;denizziinsesii

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…