2. bölüm · Anılarımsın
2. Bölüm
İlk yıllar birbirinin aynısı gibiydi. Aynı sokak, aynı apartman önü, aynı deniz yolu. Sadece boyları uzuyordu, dizlerindeki yaralar değişiyordu.
Sonra yavaş yavaş küçük şeyler değişti.
Bir yaz Deniz artık ebe olmamak için ağlamadı. Bir yaz Zeynep saymayı karıştırmadı. Bir yaz Defne annelerle değil, kendi yaşıtlarıyla oturdu. Bir yaz Mert ilk defa “biraz siz kaleye geçin” dedi. Bir yaz Rüzgar oyuna hiç girmedi, kenardan izlemekle yetindi.
Antalyada yazlar onların bağırışlarıyla geçerdi. Sabah erken uyanıp denize gitmek gibi dertleri yoktu. Güneş tepelerine çıkmadan kimseyi yerinden kaldırmazlardı. Öğleye doğru kapıları açar, terlikleriyle ses çıkartarak sahile giderlerdi.
Deniz topu ilk çıkaran olurdu. “Bir maç yapalım” derdi ama maç hiçbir zaman bitmezdi. Kurallar sürekli değişirdi. Mert hakemlik yapar, Defne itiraz edenleri sustururdu.
Zeynep Gece’nin yanından ayrılmaz, top ona gelince ikisi birlikte gülerdi. Rüzgar genelde kenarda durur, oyuna bir anda atlardı. Golü atar, sonra yine yerine geçerdi.
Bir gün sahildeyken Gece biraz dalgındı. Sürekli çantasına bakıyor, telefonu eline alıp bırakıyordu. Zeynep fark etmişti. Defne de. Ama kimse sormadı. Çünkü Gece sorulunca konuşmaz, terslerdi.
Rüzgar denizdeyken bir planından bahsetmişti “Zaten buradaki liseye gideriz” dedi. “Hepimiz aynı yerde oluruz.” Bunu söylerken emindi. Fazla emindi.
Gece durdu, gözleri doldu. “Ben olmayacağım” dedi. Rüzgar anlamadı. “Ne demek olmayacağım?” dedi. Gece nefes aldı. “İstediğim okulu kazandım.”
Bir anlık sessizlik oldu. Deniz bile susmuştu. Zeynep Gece’ye baktı. Defne elindeki kremi bıraktı. Mert başını kaldırdı.
Rüzgar gülümsedi önce. “İyi işte” dedi. “Buradadır zaten.”Gece başını salladı. “Antalyada değil.”
Rüzgar’ın yüzü değişti. “Niye söylemedin” dedi. “Şimdi söyledim” dedi Gece. “Ne zamandır biliyorsun” dedi.
“Bir süredir.”
Rüzgar’ın sesi sertleşti. “Herkes aynı yerde sanıyor” dedi.
“Bunu söylemen gerekmiyor muydu.”Gece ilk defa net baktı ona.
“Kime” dedi.Rüzgar sustu. Sonra “bize” dedi.
Gece güldü. “Biz diye bir şey yok Rüzgar” dedi. “Hiç olmadı.”
Gece havlusunu aldı. Hiç kimseye bakmadan yürümeye başladı.
Zeynep arkasından bir adım attı ama durdu. Defne direkt kalktı. “Ben geliyorum” dedi. Mert kafa salladı.
Zeynep olduğu yere çöktü, gözleri doldu. İlk defa ağlamadı. Deniz onu izledi, ilk defa şaka yapmadı. Yanına oturdu sadece.
Rüzgar sinirlendi. “Sanki ben kötü bir şey dedim” dedi ve ayağa kalktı.Mert yanına geldi. “Dur” dedi.
“Sakin ol fazla sinirlisin” dedi “Gitmesine izin mi vereceğiz” dedi Rüzgar.“Şu an gitmesi daha iyi” dedi Mert sakince.
Eve gittiğinde Gece odasına girdi. Kapıyı kapattı. Defne peşinden geldi. “Kazandığını söylemen gerekiyordu” demedi. “Haklısın” da demedi. Sadece “biliyorum” dedi.
Gece yatağın kenarına oturdu. “Sizi seviyorum ama ben çok uğraştım, şimdi hayallerimden vazgeçemem” dedi
Defne başını salladı. “Biliyorum.”
Akşam herkes aynı evdeydi ama bu sefer gerçekten gülmüyorlardı.
Gece, yatağına uzandı ama uyuyamadı. Tavanı izledi. Telefonu eline aldı, mesajlara baktı. Kabul mailini tekrar açtı. Okudu. Kapattı. Tekrar açtı. Gidecekti. Bunu biliyordu.
Rüzgar balkonda tek başına kaldı. Elinde boş bir çakmakla oynuyordu. Mert yanına çıktı. Bir süre konuşmadılar.
Sonra Mert “alışman gerekecek” dedi.
Rüzgar “O siktiğimin okulunun sınavına girerken bile bir şey söylemedi” dedi, haklıydı.
Mert yatmaya gittiğinde Rüzgar hala denizin dalga sesleri ile gökyüzünü izliyordu.
Gece, gece yarısına doğru odasından çıktı. Su içmek için mutfağa gitti. Işık açıkken Rüzgar’la göz göze geldiler. Bir saniye. İki saniye. Hiçbiri konuşmadı. Gece bardağı doldurdu, içti, geri döndü. Kapıyı kapatmadı. Rüzgar arkasından bir şey söylemek istedi ama söylemedi. Çünkü ağzından yanlış bir kelime çıkmasından korktu.
Onu son bir kez daha kırmak istemiyordu, vedalarının sadece kırgınlık dolu bakışlar olmasından çok korkuyordu.
Sabah oldu ve ev çok daha sessizdi. Ne deniz bağırarak şakalar yapıyordu, ne de zeynep gülüyordu. Ne Defne yemek hazırlıyor, ne de Mert Denizi susturmaya çalışıyordu.
Gece odasında sessizce eski grup mesajlarına bakıyordu. Defne salonda oturuyordu. Zeynep odasında uyuyor, Deniz, Mert ve Rüzgar ilk defa kahkaha atmak yerine sessizce balkonda oturuyorlardı.
Rüzgar hızlıca kalkıp odasına gitti. Kapıyı kapattı. Duvara yaslandı ve yere oturdu. İlk defa bir şeyin elinden kaydığını hissetti ama ne olduğunu tam çıkaramıyordu. Sinirliydi ama bağıracak kimsesi yoktu. Kızgındı ama kime olduğunu bilmiyordu. İlk defa kalbinde acı bir his vardı ama nedenini bilemiyordu.
Öğlene doğru herkes acıkmıştı, Defne yemek hazırlamaya başladı. Yemek masaya geldiğinde herkes oturdu. Gece hariç. Defne onun için de tabak koydu. Çatal seslerinden başka bir ses yoktu. Rüzgar bir lokma aldı, bıraktı. Mert yedi. Deniz yedi. Zeynep zorladı kendini. Defne göz ucuyla kapıya baktı.
Bir süre sonra Gece çıktı. Sessizce sandalyeye oturdu. Kimse birbirine bakmadı. Yemeğini bitirdiği gibi sofradan kalktı.
O an Rüzgar hiç beklemediği bir anda. “Bu kadar kolay mı” dedi. Gece baktı. Uzun uzun. “Kolay değil. Anlamazsın, sen sadece kendini düşünen bencilin tekisin” dedi.
Mert araya girdi. “Tamam” dedi sertçe. “Yeter uzatmayın.”
Gece kalktı. Odasına geri döndü. Kapıyı ilk defa kilitledi. O kilit sesi Rüzgarın içini acıttı, ama ses çıkartamadı.
Zeynep koltukta uyuyakaldı. Başını dizlerine yaslamıştı. Deniz üstüne ince bir örtü bıraktı.
Mert balkonda oturuyordu. Defne yanına çıktı.
“Zor bir yaz” dedi Mert.Defne başını salladı. “Geçecek” dedi. Mert cevap vermedi. Çünkü bazı şeylerin geçmeyeceğini ikisi de biliyordu.
Rüzgar odasında yatağın kenarına oturmuştu. Duvara bakıyordu. Sonra aniden ayağa kalktı. Gece’nin kapısının önüne geldi. Elini kaldırdı ama vuracak cesareti bulamadı. Kapının arkasından bir hareket sesi gelmedi. Belki de uyuyordu.
Gece odasında yatağa uzanmıştı. Gözleri açıktı. Tavana bakıyordu. Doğru olan şeyler her zaman insanın canını yakıyordu? Gece bunları düşünürken uyuyakaldı.
Güneş doğduğunda Defne ilk uyanan oldu. Mutfağa girdi. Kahve yaptı. Ses çıkarmamaya çalıştı ama fincan elinden düşüp kırıldı. “Sıçacağım böyle işe sabah sabah herkes uyandı” dedi.
Gece kapısını açtı. Rüzgar aynı anda odasından çıktı. Göz göze geldiler, konuşmadılar. Gözleri konuştu ama ikisi de sustu.
