4. bölüm · Altın Pençe
Bölüm 4: Babam mı?
ŞİMDİKİ ZAMAN
Masmavi gözleri beni bulduğunda harelerinin bir nebzede olsa genişlediğini görmüştüm.Yavaş ve temkinli adımlarla yanıma yaklaşıyordu. Elim bıçağımın kabzasına gittiğinde çok geçmeden bir elin beni sıkıca tutarak geriye doğru çektiğini fark ettim. Hiç bir şey söylemeden beni geriye doğru itmeye devam ediyordu.Hiç bir şey söylemedim.Yada söylemek istemedim.Sırtım soğuk duvarla buluştuğunda içime serpilen korkudan pek haz etmesemde ona meydan okuyan gözlerle bakmaya devam ettim. "Korktun mu prenses" "Ne senden korkmakmı üzgünüm ama hiç sanmıyorum." "Değilsin." Ne? "Üzgün değilsin diyorum. Çünkü benden korkuyorsun."ne kadarda zekisin gerizekalı diye geçirdim içimden ama tabikide bunu ona söylemedim."Benden ne istiyorsun?" Diye sordum gözlerine bakarak."Senden bir şey istediğimi sanmıyorum." "Öyleyse neden şu anda köşeye sıkıştırılmış bir durumdayım?" Bu garip ama keyifli diyaloğun nereye kadar gittiğini bilmiyordum. Bu sebepten dolayı konuşmayı kısa tutarak."İşim gücüm var benim. İnan seninle uğraşmaya hiç vaktim yok." Dedim. "Saraydan geliyorsun öyle değil mi prenses? Baban yine o çok istediği toprakları babama kaptırınca biraz bozulmuş olmalı." Babam mı? O daha demin babam mı dedi yoksa bana mı öyle geldi. "Babam derken?" "Evet babam Verdor Stilist. Ne oldu prenses yoksa babam onun oğluyla böyle konuştuğunu duyunca seni öldürür diyemi korkuyorsun?" Hayır bu pislik gerçekten de Verdor Stilist 'in oğluydu. Sanırım artık aileme veda mektubumu yazsam iyi olacaktı." Ölümden korkmak mı? Hadi ama bu tarz şeyler hiç bana göre değil. Eğer bir şeyden korkacak olsaydım, ölümden önce korkmam gereken bir çok şey olurdu bay Stilist." "Bana soy adımla hitap etme!" Bağırışıyla birlikte sesi yankılandı. "Ne o fıstık tanesi rahatsızmı oldun yoksa." Aramızdaki mesefa gittikçe azalıyordu ve bu benim gerilmeme sebep oluyordu. "İsmim Clement. Bana Clement de." "Emin ol seninle bir kez daha karşılaşacak olsaydık, sana isminle hitap ederdim fıstık tanesi.Ama bir daha karşılaşacağımızı düşünmüyorum." Son sözümle birlikte tenime değen ellerin gevşediğini fark ettim. "Onu göreceğiz prenses." Onu göreceğiz prensesmiş bu pislik kendini ne sanıyordu? Evet belki karşılaşırdık ama karşılaşırsak eğer, sanırım birimiz ölü olarak ayrılırdı. Henüz ölmek istemezdim. Daha yaşım çok küçüktü öyle degilmi? O uzaklaştığında bende temkinli bir şekilde geri çekildim. Arkasına dönüp ilerlerken söylediğim şey duraksamasına sebep oldu."Hasta luego,estilista,pero quizás en el infierno." Arkasını dönüp bana baktığında yüzündeki damarların gerildiğini gördüm ancak sonra arkasını dönüp ilerlemeye devam etti. O gittiğinde bende malikaneye doğru yol aldım
_________________________________________
"Görüşürüz Stilist ama belki cehennemde." (İspanyol)
