1. bölüm / 1
Ahenk1. bölüm
Bölümler 1Şu an: 1. bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
bu bölüm biraz sıkıcı oldu ama kitabı anlayabilmeniz için böyle olmalıymıs
başlama tarihi:
umarım beğenirsiniz sıkılırsanız okumaya devam edin söz veriyorum sarıcak iyi okumalarrr
🤸♀️🤸♀️
Yarışma salonuna ilk adımımı atmıştım, yarışmadan önce son ısınmalarımı yapmak için içeriye doğru yürümeye başlamıştım.
İçerde minderleri düzenleyen Safiye abla bana dönerek, "Selam Ahen, hoşgelmişsin." demişti. Sevinçle, kafa selamı vererek "Hoşbuldum" dedim.
Selam bu arada ben Ahen, bir harf eksik doğmuş gibiyim. Ahenk'ten kopan "k" gibi. Hahaha keşke öyle rasgele bir isim olsaymış.
Annem beni jimlastikçi yapma hayali kurduğu için ismim Ahen. Çünkü ahenk uyum, denge ve ritim demekmiş. Annem de ismimi Ahen koymak gibi bir karar almış.
Evet, jimlastikçi olmayı ne kadar annem de zorlasa şuan seviyordum. Jimlastik yaparken zihnim susuyordu, ve ben bu hissi çok seviyordum.
Yarışma düzeni şöyle ilerliyordu ilk başta küçük yaş grupları, ardından genç yaş grubu ve en son olarakta yetişkin yaş grubu vardı.
Ve ben yetişkin kategorisindeydim yani en sonda. Jüriler hareketleri yaparken kısa kısa notlar alıyorlardı ve gün sonunda puanlama sistemiyle birinci ikinci üçüncüyü seciyorlardı.
Bu benim için bayağı riskliydi çünkü annem her zaman en iyisi olmamı istiyordu, ayrı olaraksa jürilerden biri olan teyzem ise sıra bana geldiğinde en ufak yanlışımı görüp onları not alarak puanımı düşürüyordu.
Bunu yapmasının sebeplerinden biri ise annemdi, katı kuralları vardı, en iyisi olup en iyi puanı alabilmek gibi. Eğer yanlış bir hareketimde yüksek puan alırsam jurilerle konuşup puanımı düşürmeye çalışıyordu. Amacı yüksek puanım olmadı değil en ama en iyisi olmamdı. Bu nedenle teyzemi zorla jüri yapıp en ufak yanlışımı fark etmemi sağlıyordu.
Her zaman en iyisi olmam gerekiyordu bu nedenle çok sıkı çalışıyordum, ki bu sadece jimnastik için değil dersler içinde geçerliydi. Evet çok katı bir annem vardı, ve beni maalesef bu kurallarla büyüttü.
Yarışma günleri fazlasıyla karnım ağrırdı, strese girdiğimde genelde karnım ağrır. Tribünlere bakıp bir iç çektim. Yavaş yavaş diğer yarışmacıların ısınması için hazırlanan minderli bölüme geçtim. Küçük küçük kızlar vardı, büyük ihtimalle ilk yarışmalarıydı. Ve onlarda çok heyecanlıydı.
Bir kız gördüm saçları sapsarıydı ve topuzdu mosmor bir Skirted Leotard (küçük yaştaki jimnastikçilerin giydiği etekli mayo) giyiyordu. Kıza uzun uzun baktım bunun sebebi ise benim küçüklüğüme fazlasıyla benzemesiydi.
Yanında abisi vardı, heyecanını dizginlemek için yanına eğilmiş ellerini tutuyordu. Kız bana dönmüştü, "Merhaba!" fazlasıyla mutlu çıkıyordu sesi.
"Merhaba ilk yarışman mı?" heyecan içinde kafasını salladı. Gülümseyip ona baktım, abisinin gözlerinin üstümde olduğunu hissediyordum.
"İyi şanslar bal küpü, ben sana güveniyorum. Alacaksın o birincilik madalyasını." sonra yanına biraz eğildim. " Ama unutmaki bu hayatta hem kaybetmek hem kazanmak vardır, ben sana çok güveniyorum, sende kendine güvenmelisin. Çok tatlı bir kızsın iyi şanslar bal küpü."
Bana tatlı tatlı bakıyordu yanakları tam ıssırmalıktı.
Abisine doğru döndüm bana kocaman bir tebessüm ile bakıyordu.
"Sanada iyi şanslar."
Kafamı sallayıp ileriye doğru ilerledim, tam karşımda Betül duruyordu, o benim en ama en yakın arkadaşımdı iyi vardı, her şeyimi bilir, her şeyimi onunla paylaşırdım.
Koşarak bana sarıldı sonra o hiç sevmediğim sulu öpücükten yanağıma kondurdu.
"Nasılsın şampiyon?"
"her yarışma günü gibi."
Morelim ister istemez bozuluyordu fazla baskıcı bir annem vardı.
"sen boşver Gülden teyzeyi, iyi bir puan alacaksın o madalyayı bir daha kapacaksın."
Nedense bu sefer içimde farklı bir his vardı, karnım fenasal ağrıyordu.
Betül yanımda hararetli bir şekilde birşeyler anlatıyordu ama ağrıdan bir şey dinleyemiyordum.
"Betül, benim biraz çalışmam gerekiyor, sen annemin yanına git istersen. O küçükleride izleyecekmiş."
"tamam birtanem dikkat et seni seviyorum başarılar bebeğim."
Aslında çalışmam gereken herhangi bir şey yoktu, o yüzden kenara geçip oturdum ve çalışanları izledim.
🤸♀️
Genç grubundaki son kişi az önce sahneye çıkmıştı, sıra bana geliyordu yani az kalmıştı diyebilirim. Son hazırlıkları yaptım. Aynaya bakmıştım, kendime ve en çokta ruhuma bunu istiyor muydum? Sanırım, evet. Karnımdaki ağrı fenalaşıyordu bir şey olmazdı bence.
Mayomun kollarını düzelttim, beyaz ve bordomsu bir renkten oluşuyordu, bedenimi sıkıca sarıyordu. Bir kaç rakibim sahneye çıkmışlardı, önümde iki kişi vardı, ayaklarımı point yaptım ve iyice gerdim.
Sahnedeki rotasyonlarım şu şekildi, ilk başta denge tahtası vardı uzun zamandır hiç bir denge tahtasında hata yapmadım yani bunu başarabilirdim.
Ardından yer serisi geliyor, bunu yapabilirim yerde hareket yapmam gerekecek.
En son ise atlama masası ve asimetrik paralel geliyor. İkisinide hiç sevmem ama başarmam gerekiyor, yapmalıyım.
Sıra bana gelmişti ve başlıyoruz.
"İzmir Spor Kulübü adına yarışan Ahen Sarıkum."
İsmim hoparlörden yükselirken salonun uğultusu yavaş yavaş kulağımdan çekildi. Yüzlerce insanın konuşmaları birbirine karışıyor, hakem masasından gelen klavye sesleri tribünlerdeki alkışlara karışıyordu. Burnuma magnezyumun keskin kokusu, minderlerin kauçuk kokusu ve heyecandan ağırlaşmış salonun havası dolarken derin bir nefes aldım. Bu koku, yıllardır korkularımı da umutlarımı da içinde saklayan ikinci evimin kokusuydu.
Ellerimi magnezyuma bulayıp birbirine vurdum. Havaya incecik beyaz bir toz yükseldi. Parmaklarım kurumuş, kalbim ise sanki göğüs kafesime sığmayacak kadar hızlanmıştı.
"AHENNN!"
Betül'ün sesi tribünlerden yükselince istemsizce başımı çevirdim.
"YAPARSIN! GÖSTER KENDİNİ!"
Onun ardından kulüpten birkaç kişi daha alkışlamaya başladı. Betül ayaktaydı ellerini havaya kaldırmış, var gücüyle bana tezahürat ediyordu. O an yüzümde beliren küçücük gülümseme, annemin sert bakışlarıyla aynı hızda kayboldu.Başhakemin verdiği işaretle aletin üzerine çıktım.
İlk hareket, temizdi. Ardından gelen dönüş. Nefesimi tutarak tamamladım.
Her adımda ayak parmaklarımı biraz daha gerdim, her inişte dengemi koruyabilmek için bütün ağırlığımı merkezimde toplamaya çalıştım. Alkışlar bazen yükseliyor, bazen tamamen kesiliyordu. Ben ise hiçbirini tam olarak duyamıyordum. Duyduğum tek şey nefesimdi.
Bir sıçrayış, kontrollü bir iniş. Bir dönüş daha. Her şey istediğim gibi gidiyordu.
Denge tahtasından indiğimde yüzüm gülüyordu, bacaklarım gergindi ve şimdi yer serisiyle devam ediyordum.
Müziğin ilk notası salonun her köşesine yayılırken derin bir nefes aldım. Parmak uçlarımı gergin tutarak ilk adımlarımı attım. Vücudum, yıllardır ezberlediği ritmi hiç düşünmeden takip ediyor, her hareket birbirine kusursuz bir şekilde bağlanıyordu.
İlk akrobatik serimi tamamladığımda tribünlerden alkış sesleri yükseldi. Yere indiğim an dizlerimi kilitleyip dengemi korudum, ardından hiç vakit kaybetmeden müziğin ritmine yeniden kapıldım. Kollarım havayı yarıyor, attığım her adım yıllardır tekrar ettiğim koreografinin bir parçasına dönüşüyordu.
Salonun ışıkları gözlerime vuruyordu ama bakışlarımı önümden ayırmadım. Sadece müziği duyuyor, nefesimin ritmini hissediyordum. İkinci seriye hazırlanırken birkaç adım hızlandım. Gücümü ayaklarımdan alıp kendimi havaya bıraktım. Düştüğümde minder hafifçe sarsıldı, fakat vücudum tek bir adım bile atmadan dengede kaldı.
Alkışlar biraz daha yükseldi. Betül'ün sesi yine hepsinin arasından sıyrıldı.
"İŞTE BU, AHEN!"
İstemsizce dudaklarımın kenarı kıvrıldı. O küçücük gülümseme bile koreografinin bir parçasıymış gibi görünüyordu.
Müziğin temposu yavaşlarken hareketlerim de yumuşadı. Parmak uçlarım, kollarım, başım... Hepsi aynı anda hareket ediyor, sanki vücudum müziği dinlemiyor da müziğin kendisi oluyordu.
Son serime hazırlanırken ciğerlerime derin bir nefes çektim. Bacaklarım yanıyor, kalbim göğsüme sığmıyordu ama bunu belli etmeye hakkım yoktu.
Koşmaya başladım.
Son kez havaya yükseldim, iniş.
Ayaklarım mindere sağlam bir şekilde yerleşti.
Kollarımı iki yana açıp son pozisyonumu aldığım anda müzik sustu.
Salonda önce birkaç saniyelik sessizlik oldu. Sonra alkışlar. Bir anda bütün salonu doldurdu. Karnım kasılıyordu ağrı şiddetleniyordu.
Ama hayır şimdi olmazdı. Sıra denge masasındaydı.
Koşu yolunun başına geçtiğimde bütün dikkatim önümdeydi. Hakemin verdiği işaretle hızla koşmaya başladım. Son adımlarımda bütün gücümü ayaklarıma vererek tramboline bastım, bedenim bir anda havalandı. Ellerim atlama masasına yalnızca bir an dokundu. Kendimi boşluğa bıraktım, saniyeler sonra ayaklarım mindere sağlam bir şekilde indi. Dengemi koruyup doğrulduğumda tribünlerden yükselen alkışlar kulaklarımı doldurdu.
Bunuda atlattık başarıyla. Sıra korkulu rüyama gelmişti, başarıcaktım. Yüksek bir puan, yapmam lazımdı.
Ellerimi son kez magnezyuma bulayıp demirlere uzandım. Parmaklarım demiri kavrar kavramaz bedenim ritmini buldu. Tek sorun karnımın stresten çok fazla ağrımasıydı. Bir demirden diğerine geçerken omuzlarım geriliyor, avuç içlerimdeki yanmayı her tutuşta biraz daha hissediyordum. Son 1 demir kalmıştı atlayıp bitirmeliydim. Yapmam gereken tek şey atlamak.
Betül bağırıyordu artık uğulduyla geliyordu.
Kendimi savurdum.
Bir elim tutu diğeriyle tutunamadım elim kaydı. Karnıma ağrı saplanmıştı.
Yapamadım, tam başarılı olamadım.
Kesin puan kıracak, kesin.
son demirde kendimi döndürüp mindere atlamam gerekiyordu. Bunu yapmam gerekiyordu çünkü en çok puan buradan geliyordu karnımdaki ağrı ile yapabilicek miyim onuda bilmiyorum.
atlamam gerekiyordu, saldım kendimi. Ayaklarımı sıktım dengemi korkumam gerekiyordu.
Yapamadım. Koruyamadım, ayağım kaydı ve burkuldu sarınırım. Bileğime bir ağrı saplanmıştı. Canım çok yanıyordu.
Sesler uğuldu şeklimde geliyordu artık.
Ayağı kalkıp duruşumu yaptım ve gözümden yaş akarken gülümsemeye çalıştım. Yarışma salonundan ayrıldım.
bileğimin üstüne basamaz durumdaydım. Yere yığıldım.
bir kaç dakika sonra annem kafamda beni azarlıyordu.
"Sen ne biçim bir kızsın! Hiç bir şey beceremiyorsun! Beceriksiz!"
Ağrıma gidiyordu. O kadar çabaladım. Gene olmadı kahretsinki başaramadım.
🤸♀️
İlk bölümün sonuna geldik. 💗
Bu bölümde Ahen'i ve hayatını tanımanızı istedim. Belki temposu biraz daha sakindi ama bundan sonraki bölümlerde olaylar çok daha hızlanacak.
Okuduğunuz için gerçekten çok teşekkür ederim. Yorumlarınızı okumayı sabırsızlıkla bekliyorum. Görüşmek üzeree. 🤍
Bölüm etkileşimi
