22. bölüm · Afram🤍🌹🐑

22.bölüm

Afito_14

Mertin yanağımı öpmesiyle uyandım çiftliğe gelmiştik çantamı aldıktan sonra arabadan indim mertin kolunu tutup çiftlik kapışa doğru yürüdük bizi karşılayan inci ve Zeynep oldu bahçeye renkli renkli çiçekler dikiyorlardı

“Hoşgeldiniz” dedi Zeynep

Mertle ikimiz aynanda “hoşbulduk” dedik

“Yenge bak pembe çiçek ektik hala ismi neydi bunun” diye sordu inci halasına

“Lale aşkım”

“He işte hala diktik sende gel beraber dikelim çok eğlenceli” dedi tatlı tatlı konuşurken bu kızı iyicem bir gün

“Dikelim prensesim dikelim” çantamı Mert’e uzattım yüzüme garip garip baktı

“Aşkım belin ağrır ne eğilmesi”dedi

“Ne ağrıması mert al çantamı sen içeri geç” diyip çantayı eline tutuşurdum bi elimi karnımın altına koyup yere eğildim

“Evet prenses napıyoruz şimdi” diye sordum inciye

“Yenge bunla kazıyoruz sonra dikkatlice köklerine zarar vermeden dikiyoruz halam öyle söyledi” dedi tatlı tatlı

“Tamam” elindekiyle kazmaya başladı inciye yardımcı olduktan sonra beraber çiçeği diktik sonra can suyunu verdik

“İşte bitti”
diyip eliyle küçük bir alkış yaptı bizde ona katıldık Zeynep ve inciyle bütün çiçekleri ektik ekerken inci bize bıcır bıcır bişiler anlatıp durdu işimiz bitikten sonra bahçedeki musluktan elimizi yıkayıp üstümüzü sirkeledik içeri geçtik biraz belim ağrımıştı ama bunu Mert’e söyleyip söylenmesini çekemezden şimdi başlicak
“Dedim sana, eğilme dedim” bıdı bıdı konuşacak sessiz kalmak en iyisi Ev ahalisini selamladıktan sonra tekli koltuğa oturdum sohbet etmeye başladık Denizin odasını konuşuyorduk seçtiğimiz odayı sedaya gösterdim

“Bak bunu seçtik içime çok sindi”

“Ay afi bu çok güzel” dedi Seda odayı incilerken

“Ay bende bakıcam” diyip Zeynep’te aramıza girdi

“Ay Allahım şimdi bu onun odasımı olucak çok şeker” dedi gülümseyerek

“Peki odayı hangi renge boyayacaksınız” diye sordu Hanife anne

“Beyaz olsun istiyorum bide hani böyle tatlı tatlı çizimler oluyor ya öyle bişi istiyorum” dedim

“Ay ben duvara çizim yaparım nasıl bişi istiyorsun” dedi Zeynep. Zeynebin çizimleri çok güzeldi kendi odasında o yapmıştı başkalarınada hiç güvenmiyordum

“Zor olmaz mı sana koca bi duvar oda büyük” dedim

“Ne zorluğu yeğenimin odasını yapıcam keyif alarak yaparım” dedi tebessümle

Biraz daha konuşup duvar çizimleri baktık mertle ortak bir çizim seçtik içimde değişik bir heyecan var doğuma 2 ay kaldı Zaman su gibi akıp gitmişti başımı Feritin omzuna koydum başımın üstüne öpücük kondurdu bi elimde karnımın altındaydı bu hareketi koruma içgüdüsüyle yapıyordum ister istemez elim karnıma gidiyordu. Gözlerimi kapattım gerisi yoktu kendimi uykunun kollarına bıraktım.

********
Kızımın tekmeleriyle bilincim açıldı gözlerimi açtım odada kimse yoktu en son mertin omzuna kafamı koymuştum sıcakladığım için pikeyi üstümden biraz ittim bi koltukta ben diğer koltukta inci uyuya kalmıştı kalkmaya mecali Yoktu uzanmaya devam ettim odaya Seda girdi kısık sesle “Günaydın dedi”

“Günaydın günaydın günaydın” dedim ses. Kısık çıkmıştı Tekli koltuğa oturdu

“Ev ahalisi nerde” diye sordum

“Zeynep içerde tatlı yapıyor annem yan komşuya gitti eneslerde maç oynamaya gitti” dedi

Koltuktan oturma pozisyonuna gelip kalktım
“Bişiler atıştırıcam istermisin” dedim

“Asla hayır demem” diyip o da ayağa kalktı Mutfağa ilerledik Zeynep ocağın başında bişi karıştırıyordu

“Kolay gelsin”

“Günaydın” dedi kafamı salladım tebessüm ettim Zeynep biraz dalgın gibiydi ama neden olduğunu anlayamadım Sedayla bişiler atıştırdıktan sonra Bahçede çay içiyorduk o sırada Şebnem ve mete bahçeye girdi

“Hoşgeldiniz” dedik sedayla

“Hoşbulduk nasıl” dedi Şebnem

“İyiyiz sen nasılsın” dedi Seda

“Seda yenge inci nerde onunla oyun oynamaya geldim” dedi Mete en tatlı haliyle

“İnci içerde uyuyor uyanınca oynarsınız olur mu”

“Ama benim canım sıkılıyor” annesine döndü Mete “anne o zaman babamların yanına gidelim hadi” dedi

“Annecim babam amcanlarla maç oynamaya gitti napıcaksın sen orda” dedi Şebnem yerinde durmayan oğluna

“Hadi anne hadi anne kalk hadi” dedi Mete annesinin elini çekerken

“Tamam tamam” diyip Ayağa kalktı şebnem

“Hadi o zaman bende gelim yürüyüş yapmış olurum” diyor ayağa kalktım“Sen gelicek misin” diye sordum sedaya

“Yok inci uyanırsa ağlar şimdi siz gidin” dedi kafa sallayıp içerden hırkamı alıp bahçeye geri geldim şebnemle ve Mete eşliğinde mertlerin yanına gidiyorduk Sokakta yürürken Şebnem birden durdu

“Şebnem gelsene”

“Afra ben gelemem”

“Niye kız gelsene”

“Afra tavuk var orda baksana” dedi tavuğa bakarak

“Eee yani” dedim

“Afra ben tavuktan korkuyorum” dedi kahka attım karnımı tutum

“Ay Şebnem ya Allah seni ne yapmasın ne olucak bundan hadi gel ben onu kovucam”Dedim Mete de eliyle ağzını kapatmış gülüyordu tavuğu kışkışladıktan sonra yolumuza devam ettik sahaya vardığımızda mertler maç oynuyordu ona el sağladığımda yüzünde tebessüm oluştu Şebnemle onları izlemek için banka oturduk

“Anne bende babamın yanına gitmek istiyorum” dedi Mete

“Annecim baban maç oynuyorlar top şart bir şekilde biyerine gele bilir” dedi Şebnem
oğluna. Mete gözlerini annesinden çekip babasına doğru seslendi

“Baba bende gelicem”

“Gel paşam” dedi zafer abi Mete banktan hızla kalkıp sahaya girdi Mete’nin topun arkasından koşarken ki kahkaları içimi sıcacık yaptı 10 dk sonra maçları bitti sahadan çıktılar hava serindi ve mert terlemişti kocamın yanına ilerledim

“Güzel oynadık” dedi Enes abi Gülüştüler toplandıktan sonra eve geçmek için yürümeye başladık mertin koluna girip başımı omzuna yasladım başımın üstünü öptü

“Aşkım çok terlemişsin üstündede bişi yok hasta olucaksın” dedim

“Bişi olmaz bana asıl sen hasta olacaksın hırkayla çıkmışsın” diyip koluyla sardı bedenimi gülümsedim eylülün sonundaydık İstanbul soğumaya başlamıştı bazen sıcak bazen soğuk oluyordu. Eve kadar sohbet ettik akşam hep birlikte yemek yedik şimdi kapalı balkonda oturmuş sohbet ediyorduk

YAZAR’DAN
Sohbet arasında şakalaşırken Mertin söylediği cümle ortamı kahkaha boğmuştu özellikle afrayı Mert durmadan espiri yapmaya devam edince afranın gözünden yaş gelmeye başlamıştı
Afra kahkasının arasına “aşkım nolur dur” dedi

“Duruyorum aşkım” dedi mert afra gülmesini durduramıyordu sedalarda afranın gülmesini durdurmadığı için afraya Gülüyordu

“Mert nolur lütfen yeter altıma yapıcam” dedi afra gözünden akan yaşı silerken

“Aşkım bişi yapmıyordum ki” dedi mert afra o kadar gülmüştü ki yüzü kıpkırmızı olmuştu

“Çocuk içerde 9.9 deprem geçiriyor” dedi Zeynep

“Ay durun kızın yüzü kıpkırmızı oldu” dedi Şebnem afra zar sor kendini durdurdu yüzü sıcak olmuştu eliyle kendine hava yaptı

“Ne çok güldük ya en kötü günümüz bunun gibi olsun” dedi Seda

Konuşmaya devam ettiler afralar saat 23.20 de eve gitmek için yola çıktılarArabanın için birtanem çalıyordu mert ve afrada eşlik ediyordu

“Birtanem beni sor beni bul
birtanem gönül sana köle kul” diye eşlik ettiler aynanda

“Seni yar diye koynuma aldığım günden beri korkardım gideceğinden”

afra avucunu Mertin yanağına koydu Mert karısının elini alıp avcunun içini öptü.sıcak gülümseme sundu afra kocasına

Şarkılar eşliğinde evlerine vardılar yorucu bir gün olmuştu ikiside üstünü değiştirip pijamalarını giydiler ve yatağa girdiler Afra akşama doğru uyuduğu için uykusu gelmiyordu sırtını yatak başlığına yaslayıp telefonunu aldı komidinin üstünden bebek kıyafetleri bakmaya başladı. Bebek kıyafetlerine baktıktan yüzündeki gülümseme büyüyordu

“Aşkım şuna bak!” Diyip telefonu merte çevirdi

“Çok güzel” dedi mert

“Bunu alıcam üstünde görmek için sabırsızlanıyorum hemen doğsun istiyorum” dedi heyecanla mert afranın heyecanına dayanamayıp yanağını öptü

“Al aşkım al istediğini Al”
dedi mert Afra parlayan gözleriyle yeniden telefona bakmaya başladı mert afrayı göğsüne çekip beraber bakmaya başladılar cicili bicili kıyafetler aldılar kızlarına

“Gülüm bu nasıl diye”
sordu mert afraya ama afra göğsünde uyuya kalmıştı telefonu kenara bırakıp o da huzurla gözleri kapattı…

*******

AFRA’DAN
“Of anne of” dedim bıkınca

“Afra Anneye of denmez” dedi annem duymazlıktan gelip merdivenleri çıkarak yatak odasına girdim annem geleli 2 gün oluyordu bizim Mardin yalan olmuştu sedadan izin çıkmamıştı bana. Onlar Şuan Mardin’deydi mertte filim çekimi için bu gün Çanakkale gitmişti 3 günlüğüne evde ben nagi annem vardı hazırlanıp annemle Beyza ve nesliyle buluşmam gerekiyordu bi kaç anlaşma konuşacaktık kolları uzun bol siyah elbise giydim dizlerimde bitiyordu Makyajımı yapıp saçımı toplayıp düz bıraktım altıma önü kapalı beyaz Babeti giyip odamdan çıktım Aşağa indiğimde annem hazırdı oda siyah giyinmişti arabanın anahtarını alıp çıktık evden annem ne kadar arabayı ben kullanıcam desede sürücü koltuğuna ben geçtim Şarkı söyleye söyleye restorana geldik.

nesli ve Beyza gelmişti onları görünce yanlarına ilerledik

“Hoşgeldiniz” dedi ikiside aynanda

“Hoşbulduk” diyip yerimize oturduk Yemeklerimi sipariş ettikten sonra sohbet etmeye başladık

“Afra bu anlaşmayı kabul edersen 1,5 hafta sonra başlicaksın senaryo elimizde senin evet demeni bekliyorlar bu işte zorlana bilirsin içinde dram ve eğlence var Zaten karakter hamile çekimler bursada olucak 1,5 ay sürecek ne diyorsun kabul ediyormusun etmiyormusun” dedi Beyza

“Kabuk etmek istiyorum karakterin hayatını okudum çok etkiledi beni sen onayı ver” dedim

“Kızım fazla zorlamıyor musun kendini doğuma az kaldı sette koştur koştur zor olmaz mı” dedi annem evet haklıydı ama evde daha fazla oturmak istemiyorum

“Çok fazla zorlanacağımı düşünmüyorum”

işleri kararlaştırdıktan sonra sohbet ederek yemeğimi yedik Beyza’nın işi çıktığı için yemekten sonra yanımızdan ayrıldı nesli ve annem şarap içerken ben su içiyordum hamilelik işte be naparsın annemin telefonu çaldı Annem telefonu açıp kulağına götürdü

“Efendim oğlum” dedi

“Evet yanımda dur vereyim” diyip telefonu bana uzattı Telefonu aldım

“Efendim aşkım”

“Afra neden açmıyorsun telefonunu!” Sesi yüksek çıkmıştı

“Telefonum sessizde kalmış duymadım” diyor telefonumun ekranını açtım +28 cevapsız arama vardı bide çokça mesaj

“Meraktan öldüm burda bişimi oldu ne oldu diye düşünmekten beynim durdu kaç kere dedim şu telefonu sesizde kullanma yanından ayırma diye!” Sesi hala yüksek çıkıyordu resmen bağırıyordu sinirim çıkmaya başlamıştı

“Mert Öncelikle sesini bi Alçat!” Dedim sesimi onun gibi yükselterek annem ve nesli bana bakıyordu anlamaya çalışıyorlardı

“Sesim gayet alçak endişelenmem gayet normal değilmi hani hamilesin ya afra heran bişi olabilir ya hani! Sen telefonu açmazken benim aklımdan kaç tane senaryo geçti Biliyormusun” dedi gözlerim buğulanmaya başlamıştı

“tabikide hayır! şekeri yükselip bayıldımı Diye kafayı yedim bi kere aradığımda aç şu amk telefonunu! Sorumsuzluluğu bırak” dedi bu sefer bağırmıştı bende sesimi yükselttim 2 dk kadar tartışmaya devam ettik

“Afra diyorum ki sa-“ sözünü sinirle böldüm

“Yeter mert yeter Merak etmişsin endişelenmişsin anlıyorum ama sesini yükseltmene gerek yok! Bu kadar üst üste beni arayacağına annemi önceden araya bilirdin annem yanımda ya biliyorsun sesini ayarlamayı öğrendiğinde konuşuruz”
diyip konuşmasına izin vermeden telefonu kapattım dirseklerimi masaya koyup elimle yüzümü kapattım annem elini sırtımı koyup

“Annem ne oldu neden tartıştınız”
diye sordu cevap vermedim göz yaşlarımı tutmaya çalıştım ellimi yüzümden kaldırıp

“Kalkalım mı artık” dedim bütün keyfim kaçmıştı soru sormadan onaylılar hesabı ödeyip çıktık nesli kendi evine geçti bende direk eve sürdüm eve girer girmez annem soru sormadan direk odama girip kapıyı kilitledim makyaj masasının önüne oturdum ağlamak istiyordum sadece ağlamak, merte kırılmıştım sözlere kırılmadım sözlerin sahibine kırıldım bağırmasına ne gerek vardı evet farkındayım merak etmiş endişelenmiş ama bu kadar bağırmaya recilemeye ne gerek vardı bana sorumsuz olduğumu söyledi bi telefona bakmadım diye Bi cevapsız arama için kalp kırmağa değdim gözümdeki yaş yanağıma doğru aktı elimle hızla sildim makyajımı çıkartıp pijamalarımı giyip yatağa girdim yastığa sarılarak cenin pozisyonunda ağlamaya başladım ağlanacak bişi yoktu ama hormonlar sağ olsun hızlı ağlatıyordu birde üstüne kırgınlık olunca iyice duygulanmıştım.

*********
Gözlerimi yorgunlukla açtım gece ağlarken uyuya kalmıştım yataktan çıkmak istemiyordum sırt üstü yatıp ellerimi karnıma koyarak tavana bakmaya başladım o sırada kapı 3 kez çalındı

“Afra annecim kahvaltı hazır hadi uyan kapıyıda kilitlemişsin” overlok saatinde bile rahat yok canım gözlerimi tavandan ayırmadan

“Ben yemicem sen et kahvaltını” dedim

“Olurmu öyle bu kadar saat aç kalman doğru değil. Gel biraz bişiler atıştır”

“Yemicem anne zorlama midem bulanıyor canım istemiyor”

“Afra şimdi Aşağa iniyorum 5 dk içerisinde kahvaltıya iniyorsun duydun mu beni”

Evlendik barklandık hala anne azarı işitiyoruz bu ne kardeşim oflayarak battaniyeyi ayaklarımla iteledim ayağa kalkıp banyoya ilerledim işlerimi halledip çıktım gözüm kızarmıştı umursamadım saçımı dağınık topuz yapıp odadan çıkıp Aşağa mutfağa indim

“Anne sözü dinle”

“Anne geldiğime göre dinlemişim”
diyip sandalyeyi çekip oturdum gerçekten canım hiç bişi çekmiyordu annemin hazırlandıklarına boş boş baktım anam çayı doldurup oturdu

“Kızım neyş bekliyorsun ben mi ağzına vereyim”

“Anne canım istemiyor gerçekten”

“Annecim bebeğin için bi kaç şey atıştır sonra şekerini ölçelim hava çok güzel yürüyüşe çıkalım hadi canım bi kaç lokma”

Gözlerimle onaylayıp bi kaç şey yedim kahvaltı ettikten sonra ben mutfağı toplarken annemde evi topladı süpürdü. İki de bir telefona bakıyordum belki bi özür bişi ama yok mesaj atmamıştı mutfakta işim bitikten sonra giyinme odasına girip üstümü değiştirdim makyaj masasını oturup saçımı açıp taradım düzleştirici ile üstünden geçip açık bıraktım yüzüme güneş kremi sürüp hafif makyaj yaptım gözlüğümüde taktıktan sonra aşağa indiğimde annemde hazırlanmış Naginin takmasını takıyordu.

Mutfağa gidip şekerimi ölçtüm yüksek çıkmamıştı Naginin takmasını alıp evden çıktım annemde kapıyı kilitlendikten sonra çıktı Sahil kapının önemdeydi annemle sohbet ede ede yürümeye başladık 20 dk yürüdükten sonra yorulduğum için eve geri döndük annem arkadaşıyla dışarı çıktı bende televizyon karşısında ofis dizimi izliyordum Nagide kafasını bacağıma koymuş duruyordu kafasını okşayıp öptüm Dizimi izlemeye geri döndüm

*******

Telefonumun sesiyle gözümü açtım koltukta uyuya kalmıştım hamilelik zor işTelefonu elime alıp kimin aradığına baktım Mert arıyordu açtım hala uzanıyorum bunları yaparken gözlerimi pek fazla açamıyordum

“Efendim” dedim kısılmış sesimle

“Uyuyormuydun tahmin etmedim bu saatte uyuduğunu”

“Saat kaç ki”

“Aşkım saat akşam 8”

“Ne” diyip saate baktım en son saat 3 tü ne ara 8 oldu “ben o kadar uyudum mu ya”

“Aşkım kaçta uyudun” dedi benim trip atmam gerekmiyor mu Şuan

“Sanane hep sen niye beni arıyorsun yoksa bağırmadan konuşmayı mı öğrendin”

“Bak aşkım sinirliydim ben o zaman çünkü arıyorum açmıyorsun bişimi oldu bayıldın mı aklımdan bi ton senaryo geçti anla beni” sesinden pişman olduğu belliydi

“Ben seni anlıyorum bağırmanı ve bana sorumsuz demeni anlamıyorum bi telefona bakmayınca insan sorumsuz mu oluyor bağırman mı gerekiyor bi özür bile dilemedin mert. Dün den beri bir mesaj bile atmadın kırıldım mı üzüldüm mü sormadın” dedim bıkınca

“Bağırmamam gerektiğini bende biliyorum sorumsuz kelimesi bi anda çıktı ağzımdan yemin ederim özür dilerim çiçeğim seni üzmek kırmak istemedim seni gece ağlattıyım içinde özür dilerim”

sesiz kaldım gece ağladığımı nereden biliyor

“Ağlamadım ben gece geldiğinde konuşuruz şaun konuşmak istemiyorum görüşürüz”

“Tamam yarın geliyorum konuşuruz şimdi kalk yemeğini ye hadi bitanem seni seviyorum”

Seni seviyorum diye içimden geçirdim

cevap vermeden telefonu kapattım pişman olduğunu biliyorum ama biraz sürünsün bişi olmaz
Doğrulup koltukta oturma pozisyonuna geldim elimi 7 aylık olasına rağmen 5 aylık gibi duran karnıma götürdüm bu gün çok az hakaret etmişti parmaklarımı hafifçe karnıma bastırdım

“Hu hu uyuyormusun kızım niye anneye cevap vermiyorsun babanın sesini duyduğunda kıpır kıpırsın ama” biraz daha bastırınca hareketlendi “kızdırdım mı sizi hanım efendi küsmüsünüz bana” karnımı okşadım hemen kucağıma alıp kokusunu içime çekmek istiyorum zaman yavaş geçiyor gibi geliyor.

kızımla biraz daha konuştuktan sonra kalkıp mutfağa ilerledim dolabı açtım ama canım bişi çekmiyordu dolabı geri kapattım bıkınca geri salona döndüm

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bölümü sonunda atabildim zamanım olmadığı için atamıyordum bölüm nasıldı beğendiniz mi yazmamı istediğin sahne varsa yorumlarda belirtin.
Yeni bölümde görüşmek üzere hoşçakalın 😽