1. bölüm · AETHELGARD
Gücün İlk uyanışı
Harriet Annesi ve babasını tanımamışdı sadece babasının annesini terk ettigini ve annesi kendisini dogururken öldü günü biliyordu, annesi normal bir insanken babasını dürt elementler den birine sahip oldugunu bilmiyordu. Herzamanki gibi yetimhanede odasına çekilmişdi Harriet, resim çiziyordu henüz 15 yaşındaydı yetimhanenin sessiz sakin kızıydı kimse onunla muhattap olmayı sevmez biri haricinde yetimhanenin gıcık kızı Marry, Harriete bulaşmayı sever onu sinirlendirmeyide severdi, Harriet odasında resim çizerken kapısı aniden açıldı hemen o tarafa baktıgında Marryi gördü gözlerini devirdi "çık odamdan Lewis" dedi Marry güldü ve Harrietin masaındaki bir çizimi götürdü "Ne o portreyemi başladın Potts" dedi alayla, Harriet hemen Marrynin yanına gidip kagıdı almaya çalışdı ama yapamadı"onu bana ver seni sersem" dedi sinirle Harriet, Marry sinirlendi"bir kagıt parçası yüzündenmi bana saldırıyorsun aptal kız" dedi ve Harrietin gözünün önünde yırrtı resmi, Harriet sinirle gözleri dönmüşdü"benim annemin portretini nasıl yırtarsın aptal" diye bagırdı Marry korktu"Harriet bilmiyordum özür dilerim" dedi Marry korkuyla "Marry buraya gel baksana sinirli" dedi biri Marry tam gitmeye yeltenmişdiki Harriet hemen onu dururdu marry ona korkuyla bakıyordu"Harriet g-gözlerin" diye bilmişdi sadece sonrada bayılmışdı, Harrietin gözleri kırmızılaşmışdı ve alev rengli saçları parlıyordu bu kesinlikle normal degildi, Harriet sakinleşmeye başlayınca kolunda bir acı hissetti bilegine baktıgında ateş işareti gördü işaret yanıp sönüyordu Harriet daha fazla dayanmadı ve kendini karanlıga teslim etti.
Uynadıgında hastane kanadındaydı başında yetimhane müdürü madame Lydia duruyordu "Ah tatlım iyimisin bizi korkuttun" dedi endişeyle Harrieta baktı Hattiet konuşacak güc bulamadık kendine ama bilegi tekrar yanmayan başladığında gözünden bir damla yaş geldi, madam lydia korkuyla Harrieta baktım"ne oldu güzel kızım" dedi tekrar, Harriet kolunu gösterdigi madam hemen bilegini açtı endişeyle baktı"bu olamaz şimdi olmaz" dedi endişeyle, Harriet anlamamışdı ne olmazdı şimdi madam Harriete döndü" iyi hiss ettiginde odama gel Harriet seninle konuşmalıyız" dedi dedi ve ordan ayrıldı
Harriet bir kaç saate toparlandı bileginin acısı eskisi den daha azdı ama yinede acıyordu, Harriet yavaş adımlarla ilerledi madam lydianın odasına vardıgında kapıyı tıkladı ve içeri girdi "beni çagırmışdınız madam" dedi gergin şekilde madam ona gülümsedi "otur anlatıcam" dedi, Harriet oturdu ve madama baktı, madam Harrietin önüne bir mektub koyar "Burdan gidiyorsun Harriet ait oldugun yere" dedi Harriet anlamamışdı neresiydi ait oldugu yer diye düşündü içinden "madam anlamıyorum ait oldugum yer neresi?" dedi şaşkınlıkla "Aethelgard akademisi" dedigi anda Harriet şokla madama baktı "onun bir efsane oldugunu sanıyordum" dedi şaşklnlıkla, madam Harrietin kolunu çekip kıyafetini sıyırdı "budamı bir masal Harriet, o sadece sana anlatılan gerçek bir masaldı, annen normal bir insan ola bilirdi ama baban bir büyücüydü dört elementi birine sahipti onunda ateş elementi oldugu bariz ortada" dedi, Harriet hiç bir şey diyemedi " okulun müdürü prof. Salazarla konuşdum seni bekliyor" dedi Harriet "oraya nasıl gidicemm" madam Harriete baktı"bu gün dinlen Yarın bunları konuşuruz Harriet tamammı" dedi Harriet başıyla onayladı ve hemen odasına gitti yemek vaktine kadar odasında takıldı. Yemek vakti geldiginde odasından çıkıp yemekhaneye gitti biraz pirinç pilavı ve salata götürdü ve kimsenin görmeyecegi bir masada oturdu ama maleseff Marry onu görmüşdü "pişt ucube baksana buraya" dedi alayla yemekhanedeki herkes gülmeye başladı Harriet kendini küçük düşürülmüş hissetti zaten öyle degilmiydi, Marry "Ne o korktunmu Potts" dedi tekrar alayla, Harriet daha fazla dayanmadı ve masada olan meyve suyunu alıp marrynin üzerine döktü "bak bakalım korkuyormuymuşum Lewis" dedi alayla, Harriet anlamışdı Marry onu sinirlendirip gücünü ortaya çıkarıcakmak istedigini ama sonu başarısız oldu, Harriet birşey demeden odasına gitti kapasını kilitledi ve resim çizmeye başladı.
Sabah oldugu an harrietin ilk işi madam lydia ile konuşmak oldu şu an onun odasında lydianı dinliyordu."Bu mektub Aethelgard akademisinin kabul mektubu sen dört elementi içinde en güçlü olanını yani ateş elementini taşıyorsun tatlım senden tek istegim sinirlenmemen akademiden seni götürmeye gelene kadar" dedi, Harriet başıyla onayladı ve odadan çıktı kulaklıgını takıp dışarı çıkdı.
Deniz kenarında gelmişdi Harriet kayalıklara oturup bilegindeki senbole baktı daha düne kadar hayat normal iken şimdi ise bir büyücü oldugumu ögreniyordu hayat gerçekten insanı şaşırtıyor. Biraz daha orda kaldıkdan sonra yetimhaneye geri döndü yemek yememişdi ama bunu sorun etmedi, odasına çekildi ve resimine devam etti taki kafasına sesler duyana kadar "Harriet Potts sonunda seni buldum"
"Sana ulaşmama az kaldı"
"Ecelin olucam"
Kafasındaki sesler susmamaya yemin etmiş gibiydi, elini kafasına koydu"sus artık lanet olası şey"dedi başı şiddetle agırmaya balşladı saniyeler sonra acı şiddetlendi çıglık atarak yere düşdü sonrası karanlık
~Aethelgard~
"Bu mümükün degil Honch o daha on yedi yaşını tamamlamadı" dedi Salazar endişeli sesle Honch salazarla baktı"artık herşey için geç Salazar bunu biliyorsun" dedi ve kafasını cama çevirdi"iki gün iki günden sonra akademiye geliyor" dedi tekrardan, Salazar " hepsi onun yüzünden" dedi honcha bakarak Honch o an anladı kimden bahsettigini "büyük ihtimal kızını istiyordur" dedi Salazar bakarak, "akademiden onun kızı oldugunu kimse bilmeyecek madam ve ne pahasına olursa olsun kızı mormalıyız" dedi tenbihler sesle Salazar, Honch başını salladı "artık uyu çünkü karma-karışık günler bizi bekliyor" dedi ve odadan çıktı Honch
