7/7 kitap kapağı

1. bölüm / 1

7/7

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 1Şu an: 7/7
  1. 1 7/7599 kelime · Okuduğun bölüm

YEDİ GÜNAH: JEF'İN SON HESABI

PROLOG – ÖLÜ ADAMIN MEKTUBU

Saat 03.17.

Şehrin üzerine çöken sis, sokak lambalarının ışığını bile yutuyordu.

Jef, çalışma masasının başında oturmuş, önündeki eski fotoğrafa bakıyordu.

Fotoğrafta dört kişi vardı.

Jef, Daniel, Mira ve Leon.

Dört yıl önce birbirlerine aileleri kadar yakın olan dört arkadaş...

Artık geriye yalnızca bir kişi kalmıştı.

Jef.

Daniel onunla konuşmuyordu. Mira şehirden ayrılmıştı. Leon ise yıllardır kimsenin bilmediği bir yerde yaşıyordu.

Bütün bunların sebebi Jef'ti.

En azından Jef böyle düşünüyordu.

Masadaki telefon titredi.

Bilinmeyen numaradan bir mesaj gelmişti.

03.17 – BİR MEKTUBUN VAR.

Jef mesajı sildi.

Birkaç saniye sonra kapı çaldı.

Üç kez.

Yavaşça ayağa kalktı. Koridora çıktı ve kapıyı açtı.

Kimse yoktu.

Yalnızca paspasın üzerinde siyah bir zarf duruyordu.

Zarfın üzerinde kırmızı mürekkeple tek bir kelime yazılmıştı:

JEF.

Zarfı açtı.

İçinden sararmış bir fotoğraf ve katlanmış bir kâğıt çıktı.

Fotoğraf, yıllar önce terk edilmiş olan Veyl Kasabası'na aitti.

Kâğıtta ise şu yazıyordu:

Yedi günah işledin.

Kibirinle insanları küçülttün.

Açgözlülüğünle başkalarının hakkını aldın.

Kıskançlığınla dostlukları yok ettin.

Öfkenle geri dönüşü zor kararlar verdin.

Oburluğunla hiçbir şeyin sana yetmediğini gösterdin.

Tembelliğinle sorumluluklarından kaçtın.

Ve arzuların uğruna insanları incittin.

Şimdi son bir fırsatın var.

Yedi kapı.

Yedi hesaplaşma.

Bir gerçek.

Veyl Kasabası'na gel.

Jef mektubu masaya bıraktı.

Sonra fotoğrafı tekrar inceledi.

Fotoğrafın arkasında bir tarih vardı.

17 Kasım 1998.

Ancak fotoğrafın en altındaki küçük ayrıntı Jef'in kanını dondurdu.

Fotoğrafta, eski tren istasyonunun önünde duran siyah paltolu bir adam vardı.

Adamın yüzü görünmüyordu.

Ama boynundaki kolye Jef'in yıllardır sakladığı kolyeyle aynıydı.

Jef kolyesini çekmeceden çıkardı.

Ardından fotoğrafa baktı.

İki kolye de aynıydı.

Fakat imkânsız bir şey vardı.

Fotoğraftaki tarih, Jef doğmadan yıllar öncesine aitti.

---

BÖLÜM 1 – VEYL KASABASI

Ertesi sabah Jef, kimseye haber vermeden yola çıktı.

Veyl Kasabası haritalarda neredeyse görünmüyordu. İnternet bağlantısı kesilmiş, eski tren hattı yıllar önce kapatılmıştı.

Kasabaya giden tek yol, yoğun ormanın içinden geçiyordu.

Otobüsten indiğinde saat 16.40'tı.

Şoför arkasına dönerek konuştu:

"Burada ne işin var?"

Jef çantasını omzuna aldı.

"Birini arıyorum."

Şoför birkaç saniye ona baktı.

"Burada aradığını bulamazsın."

"Tanıyor musunuz?"

Şoför cevap vermedi.

Otobüs hareket etti.

Jef, kasabanın girişindeki tabelaya yaklaştı.

Tabelada şöyle yazıyordu:

VEYL – NÜFUS: 0

Ancak kasabanın içinden duman yükseliyordu.

Birileri oradaydı.

Jef yürümeye başladı.

İlk gördüğü bina eski bir oteldi. Kapısının üzerindeki tabela yarı yarıya düşmüştü.

İçeri girdiğinde resepsiyonda yaşlı bir kadın oturuyordu.

Kadın başını kaldırdı.

"Sonunda geldin."

Jef duraksadı.

"Beni tanıyor musunuz?"

Kadın çekmeceden siyah bir anahtar çıkardı.

"Buraya gelen herkes birbirini tanır. Çünkü buraya kimse tesadüfen gelmez."

"Ben yalnızca bir mektup aldım."

Kadın anahtarı masaya bıraktı.

"Öyleyse ilk günahınla yüzleşmeye hazırsın."

Jef kaşlarını çattı.

"İlk günahım?"

Kadın hafifçe gülümsedi.

"Kibir."

Jef anahtarı aldı.

Kadın son kez konuştu:

"Bir uyarım var. Burada duyduğun her şey gerçek olmayabilir. Ama gördüğün gerçekler seni rahatsız edecek."

Jef merdivenlerden yukarı çıktı.

Odasının kapısında bir numara vardı:

007

Kapıyı açtı.

İçeride bir ayna, eski bir sandalye ve duvarda asılı bir fotoğraf bulunuyordu.

Fotoğrafta Jef vardı.

Ama fotoğraf yeni çekilmiş gibiydi.

Jef fotoğrafa yaklaştı.

Arkasında siyah paltolu adam duruyordu.

Birden odanın ışığı söndü.

Aynadan bir ses yükseldi:

"Hoş geldin, Jef."

Jef arkasını döndü.

Kimse yoktu.

Ses tekrar konuştu:

"İnsanların seni sevmesini istedin. Sonra onlardan üstün olduğunu düşündün. Şimdi sana tek bir soru soracağım."

Aynada Jef'in yüzü belirdi.

"Hiç kendinden nefret ettin mi?"

Jef cevap vermedi.

Aynadaki yansıması gülümsedi.

"Yalan söyleme. İkimiz de seni tanıyoruz."

Aynanın ortasında ince bir çatlak oluştu.

Çatlağın içinden siyah bir kâğıt düştü.

Üzerinde yalnızca şu yazıyordu:

İLK HESAPLAŞMA: YARIN, SAAT 00.00.

Jef kâğıdı eline aldı.

Arkasında başka bir cümle vardı:

Bu kasabaya giren herkes yedi kapıyı görür. Ama herkes sekizinci kapıdan çıkamaz.

Jef ilk kez gerçekten korkmuştu.

Çünkü mektuptaki imza tanıdıktı.

Daniel.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…