2. bölüm / 5
7 GÜN1.BÖLÜM:YERDEKİ PARA
Bölümler 5Şu an: 1.BÖLÜM:YERDEKİ PARA
- 1 GİRİŞ71 kelime
- 2 1.BÖLÜM:YERDEKİ PARA373 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 2.BÖLÜM:YABANCI805 kelime
- 4 3.BÖLÜM:SINIF ARKADAŞI976 kelime
- 5 4.BÖLÜM:KAHVE2.997 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
24 Ekim Cumartesi
Karnım çok kötü bir şekilde gurulduyordu. Kendime hemen gidip basit ama doyurucu bir yemek yapmam lazımdı yoksa midem karnıma yapışacaktı. Hemen hızlı adımlarla buzdolabının yanına gittim. Kapağı açtığımda karşımda koca bir hiçlik vardı. Anlaşılan alışveriş yapma vakti gelmişti ama ne yazıkki en kötü ana denk gelmişti. Dolapta kırabileceğim tek bir yumurta bile yoktu. Yumurta olsa bile yağ ile tuz da yoktu. Yani ciddi anlamda çok acil alışverişe gitmem gerekiyordu.
Dışarıdaki yağmur çok şiddetli bir şekilde yeryüzüne iniyor, toprakla buluşuyor ve ardında ıslak bir toprak bırakıyordu. Sonbahar böyleydi işte yağmur yağmur ve yağmur. Sadece yağmurlu olan bu mevsim yinede benim favorimdi. Çünkü insanlar yağmuru pek sevmezdi. Bende insanları sevmezdim. Aslına bakarsan doğada insanları sevmezdi. İnsanlar yokken doğa kendini gösterebilirdi. Ve bende insanların olmadığı asıl güzelliğini gösteren doğanın içinde kaybolmayı severdim.
Şuan yine o doğanın içinde kayboluyordum. Aslında markete gidiyordum ama bana sonsuz bir ormanın içinde dolaşıyormuşum gibi geliyordu. Bundan memnundum. Çünkü hayatımızı mahveden doğa değil insandır. O yüzden kalabalık bir yerde duracağıma sonsuz bir ormanın içinde hiç durmadan yürümeyi tercih ederdim.
Nihayet market alışverişimi tamamlamıştım. Şuanlık pek fazla alışveriş yapmamıştım çünkü tek derdim yemek yapmaktı. Belki başka bir zaman uzunca alışveriş yapardım ama tekrarlıyorum belki.
Düşüncelere kapılmış yürürken bir anda biri bana seslendi “Pardon. Bakar mısınız?” Kafamı kaldırıp sesin sahibine baktığımda benden biraz uzun bir adam olduğunu anladım. Yağmur yüzünden kapüşonlu vardı üstünde ve yüzünü göremiyordum. “ Acaba bu parayı siz mi düşürdünüz?” Bu seferde kafamı elindeki paraya çevirdim. 10 liraydı. Bu para benim değildi çünkü ben yanımda bozuk taşımıyordum. Kafamı çocuğa çevirdim. Hâlâ yüzünü göstermeme konusunda inatçıydı. “Hayır.” Soğuktan dolayı sesim biraz titrek çıkmıştı. Çocuk başını hafifçe kaldırıp sadece saniyelik de olsa bana baktı. Açıkçası o kapüşonlunun ardında biraz korkunç bir çehre olur diye düşünmüştüm ama aksine tatlıydı. Bir saniyelik ya da o süreden daha kısa, tatlı bir şekilde bakmıştı bana. Ardından hiç bir şey söylemeden -ki olması gereken buydu- uzaklaştı. Arkasından sessizce izledim onu. Kısa bir süre. Ve o esnada bir şey farkettim ki çocuk parayı ceplemişti. Yani elleri cebinde gezindiğine göre ve parayı bir kenara koymadığına göre öyle olmalıydı. Gerçekten ben burada onun ne kadar tatlı olduğunu düşünürken o 10 lira için hırsızlık yapacak kadar tatsızdı. Sanırım “sahibi yoksa benimdir.” Sözünü destekleyen biriydi. Gerçekten teyzeler haklıydı gençlik bitmiş.
Bölüm etkileşimi
