4. bölüm · 𝒀𝑨𝑺𝑨𝑲 𝑩𝑨𝑮
Karar
CANLARIM MERHABA.
Kaç gündür bölüm atmıyorum özür
dilerim sizden🙏🏻
Sizi daha fazla bekletmeden bölüme
Geçelimmm.
______
Çemberin içinde sıkışıp kalmıştım.
Ya ileri gidip bir seri katilin avukatı olup hayatımı kendime zehir edecektim...
Ya da geri gidip bu belayla tek başıma kalıp mesleğimi kaybedecektim.
Tam dönüp gidecekken Michael'ın sesi arkamdan geldi.
"Bir cevap vermeden gitmek sana yakışmadı, Elçin."
Adımlarım durdu.
Ama arkamı dönmedim.
"Benimle iş birliği yapmanı gerektirecek hiçbir sebep yok." dedim soğuk bir sesle.
"Yanılıyorsun." Dedi aynı ses tonuyla. "Çünkü bu artık benim meselem değil."
Kaşlarımı çattım.
"Neden bahsediyorsun?"
"Bana gelen mektubu hâlâ saklıyor musun?"
Bu soruyla birlikte kalbim hızlandı.
"Ne olmuş mektuba?"
"Arkasına bak."
Yavaşça çantamı açtım. Günlerdir yanımda taşıdığım zarfı çıkardım.
Arkasını çevirdiğim anda nefesim kesildi.
Çünkü orada daha önce olmayan tek bir cümle vardı.
Kırmızı mürekkeple yazılmıştı.
"Geç kaldın, Elçin Alkan. Sıradaki kurbanı çoktan seçtim."
Bir anlığına dünya durmuş gibiydi.
Titreyen ellerimle zarfı Michael'a gösterdim.
İlk kez yüzündeki o ifadesiz maske çatladı.
Ve ilk kez, seri katil Michael Cross'un gözlerinde korkuya benzeyen bir şey gördüm.
"Bu..." diye fısıldadı.
"...İmkânsız."
"Şimdi pes edersen, gidersen onların eline koz vermiş olursun."
"Yani seninle birlikte mi savaşayım?"
"Orası sana kalmış." dedi, gözlerimin içine bakmaya devam ederek.
Sanki gözleriyle, "Gitme, kal, beraber savaşalım." diyordu.
Elimle alnımı ovdum.
Onunla birlikte savaşırsam bütün ülkeye adım yayılır ve Michael'le bir ilişkim olduğu düşünülürdü.
Bu, benim kariyerimi bitirirdi.
"Peki, benim mesleğim ne olacak?" dedim, gözlerine bakarak.
Sessiz kaldı. Bakışını kaçıracak gibi oldu.
"Bilmiyorum." dedi. Sesinde belirsizlik vardı.
Alex yine susmadı.
"Ama biz varız Elçin Hanım, öyle düşünün."
Lucas, Alex'i omzundan tutup geriye çekti.
"Lan, Michael ağzına sıçsın mı istiyon oğlum? Dur, durduğun yerde." dedi bıkkın bir sesle.
"Konuşmak bile suç ya." deyip geri çekildi Alex.
Michael, Alex'i umursamadı. Bana bakıyordu. Cevabımı bekliyordu.
"Tamam... Seninle olacağım."
Sözlerimden sonra odanın içini ağır bir sessizlik kapladı.
Michael hâlâ bana bakıyordu. Gözlerinde ilk defa alışık olmadığım bir ifade vardı. Rahatlamış gibiydi.
Alex ise yerinde duramıyordu.
"İşte bu! Takım tamamlandı!" dedi sevinçle.
Lucas, Alex'e sert bir bakış attı.
"Bir sus da iki dakika ciddi dur."
Alex omuz silkti.
"Tamam, tamam. Sevincimizi de mi göstermeyelim?"
Ben derin bir nefes verdim.
"Şimdi ne olacak?" diye sordum.
Michael birkaç saniye sustu.
"Şimdi..." dedi yavaşça.
"Birlikte savaşacağız."
Tam o sırada cebinden katlanmış bir dosya çıkardı ve masanın üzerine bıraktı.
"Bu ne?" diye sordum.
"Her şeyin başlangıcı."
Kaşlarımı çattım.
"Ne demek istiyorsun?"
Michael dosyayı bana doğru itti.
"Beni bu hâle getiren insanlarla tanışma vakti geldi, Elçin."
Titreyen ellerimle dosyayı açtım.
İlk sayfadaki fotoğrafı gördüğüm anda nefesim kesildi.
"Bu... olamaz..."
Michael gözlerini benden ayırmadan konuştu.
"Artık geri dönüş yok."
Ve o anda, hayatımın en büyük sırrıyla yüzleşmek üzere olduğumu anladım.
