2. bölüm / 3
Saklanan varisSEVGİ DUYGUSU NASIL BİR ŞEY?
Bölümler 3Şu an: SEVGİ DUYGUSU NASIL BİR ŞEY?
- 1 AİLEM Mİ?804 kelime
- 2 SEVGİ DUYGUSU NASIL BİR ŞEY?770 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 CEVAPLANAMAYAN SORULAR¿632 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gerçek ailem... Bunu zaten biliyodum ama bunu böyle duyunca çok garip olmuştum. Özellikle babamın gözleri hiç tanımadığım bir ifadeyle bakınca.Bu adamı böyle mutlu eden şey neydi? Tabiki benden kurtulmasıydı ama ... sanki bir şey daha var gibiydi.Paramı vermişlerdi,babamı bu kadar mutlu yaptıysa evet sanırım para vermişlerdi.
Ama şimdi bir insanlık belirtisi göstermem lazımdı.Babam o konuşmadan sonra odadan çıkmıştı, ben ise put gibi kalmıştım. Ailem...acaba nasıl insanlardı,beni severlermiydi? Hiç sanmam.Gerçi ben sevgi duygusunu çok bilmem , bu hayata beni seven insan sayısı çok az. Hatta sayılı; dört kişi.
Bu kadar. Beni seven insan sayısı, eskiden bu durum çok canımı sıkardı ama şimfi alışmıştım.Aslında alışmaya mecbur kalmıştım. Neyse,siktir et ve gülümse. Hep yaptığın gibi.
Ama şimdi önemli sorunlarım ve sorularım vardı; Tamam ben ailemi biliyordum ama hiç araştırmamaıştım ve onlar kimdi? Aslında Emre abiye söylesem bakardı ama ona söylemek istemiyordum çünkü eğer ben bunj söylersem hemen sorguya çekerdi. Emre abi 19 yaşında ve tanıdığım en iyi hacker lerden birisidir. Aslında söylesem mi? Benim fikirlerden cayma şeklim yalnız...
Taman şimdilik söylemiyeceğim ama çok darda kalırsam yani çookkkk merak edersem araştırmasını söylerim.
Ama şimdi biraz parka gidip oturacaktım,benim de nefes almaya ihtiyacım var sonuçta. Yatak tan kalktım ,dolaptan düz siyah bir hoodie altımada yine siyah bir eşofman çıkartıp giyindim ve bir kaç fısta parfüm sıktım.Parfümsüz şurdan şuraya gitmem, o parfüm herne olursa olsun sıkılıcak.Bu parfümü gerçekten çok seviyordum,o kadar vanilya kokoyorduki...Bunu gerçekten stokluyordum.Parfümümü bıraktım öasamın üstündeki kahverengi glossumu sürdüm ve cebime attım.
Tamam eğer ben şimdi böyle gidersem burdan full makyaj çıkacaktım o yüzden artık çıkmamalazımdı. Adımlarımı sesiz sesiz atarak odamdan çıktım, kapının yanındaki anahtarlıktaki anahtarımı alarak çok şükürli çıktım.
Çıktıktan sonra ciğerlerime derin bir nefes çektim ardından parka doğru yürümeye başladım.Geçtiğim sokak hafif tenhaydı ve üç tane olan sokak lambasından sadece bir tanesi yanıyordu ve kabul bu beni şuan biraz geriyordu.Ama ben aslandım kaplandım ve bununda üstesinden gelirim.Yanan sokak lambasının altına geldiğimde başımı sağa ve solla eğerek çıtlatım, başımı sola eğdiğimde bir evin önümdeki kapıda bir gölge gördüm.Aslında göremezdim çünkü binaya girmek için ilk dümdüz yürümek sonradan sağa dönüş vardı. Ama tam zamanında çevirmiştim. Aslında normelde bukadar merak etmezdim ama şuan içimi bir merak sarmıştı ve ben bunu çeviremezdim,bu duygullarıma hakaret olurdu.Olmazdı.Olamazdı yani.
Adımlarımı sağa döndürdüm ve sesiz bir şekilde yürümeye başladım. Demir kapıyı açarken çok azbir şekilde ses çıktı...Allah kahretsin gerçekten.Neysee deyerek adımlarımı hızlandırmaya başladım.Şuan içimden bildiğin bütün duaları okuyordum hatta biraz daha zorlasam hatim indirebilirdim her an.Bu sıda ilerlemeye devam ediyordum be adımlarımı olabildiğince sesiz atıyordum.En sonunda ulaşmıştım.Derin bir nefes aldım ve döndüm . Ama kimse yoktu yani bir zahmet olmasında ben bulacaktım.Adım atmaya başladığım sırada binanın ışığı yandı, bunu gördükren sonra koşup hemen binaya girdim ve evet biri vardı.O kişiyi görebilmek için sanki bu apartmanda yaşıyormuş gibi davranacaktım.Tam üçüncü adımımımda önü o gölge kesti.Gölge benim kolumu çok sıkı olmayacak bir şekilde tutuyordu, sanki daha fazla adım atmamı istemiyormuş gibi.. Ama niye ki?
Gözlerim şuan gölgenin karnıyla bakışıyordu, aramızda bir adımlık mesafe vardı.Başımı hemen gözlerinin hizasında kaldırdım , yüzünde siyah maske vardı sadece kehribar gözleri gözüküyordu. Gözlerinde çok tuhaf bir his vardı.Bir dakika bu adamın gözlerinde şefkat vardı... İyi ama neden? Gölgenin boyu en az 1.86 veya üstü olabilirdi.O gözlerini benden çekmedikçe ben inatla bakmaya devam ediyordum. Aradan belki 7,8 dakika geçtikten sonra en sonunda ağzımı açtım." Kolumu neden tutuyorsunuz?" Dedim. Adam ise bana hâla bakmaya devam ediyordu en sonunda ise sabrım taşmıştı." BEYFENDİ NEDEN KOLUMU TUTUYORSUNUZ DİYE SORDUM SİZE.CEVAP VERİN BANA YOKSA OLACAKLARDAN BEN SORUMLU DEĞİLİM!!"dedim bağırarak. Adam en sonunda ise sakince yüzüme bakarak" Neden burdasın küçük hanım? " dedi yüzsüs gibi. Ayrıca bir dakkika KÜÇÜK HANIM kim pardon da yani.
Ben tam ağzımı açıp sövecekken adam benden önce davranıp" Bu bağırma aşkı sizde genetik sanırım.Hayır yada sadece sen bağırmayı seviyorsun." dedi. Ben " Ya siz kimsinşz bilmiyorum ama kolumu bırakın.Biraz daha bırakmazsanız belkide ömrü hayatınız boyunca çoçuk sahibi olamazsınız." Dedim.Tamam biraz abartmıştım ama eğer bırakmasa beni boynunu kırmam an mesalesiydi.Adamın gözlerinde şaşkınlık belirdi birden ve kahkaha atmaya başladı. Ben ise son derece çatık kaşlarımla ona bakıyordum, en sonunda kahkaha atmayı bıraktı ve " Bu kadar da benzeyemeyesin ya... Kopyasını yapm- " sözünün devamını getiremedi çünkü ben kolumu çektiğim gibi bileğini bükmüştüm.Maskeli yüzünün içinde bir elmas gibi parlayan kehribar gözlerine kitlenmiştim. Donuk, hissiz gözlerle ona bakıp iyice suratına eğildip " Seni bir kere uyardım. Eğer bir daja karşıma çıkarsan seni gebertirim." Dedim .
Adamın dudakları maskenin üstünden kıvrıldı, o ana kadar bana bişiy yapmamıştı ama şimdi ebesini tersten görecekti. Büktüğüm bileği bu sefer ters çeviridim, adam tam savunmaya geçeçekken kasıklarına yediği tekmeyle iki büklüm yere serildi. O yerdeyken ben ona üsten bakıyordum. " Ayaklarımın altında bir böcek gibi kıvranıyorsun. Sana demiştim sabrımı sınadın şimdi çek acısını." deyip apartmanı terk ettim.
Bölüm etkileşimi
